Çevreyi korumak ve ambalaj atıklarını ekonomiye kazandırmak amacıyla hayata geçirilen Depozito Yönetim Sistemi (DOA), bazı ambalajlı su ve içecek markalarının fiyat stratejileri nedeniyle tartışmaların odağına yerleşti.

Boş şişesini iade ettiğinde 1 lirasını geri almayı bekleyen vatandaşlar, raflarda 3 ila 5 lira arasında değişen fiyat artışlarıyla karşılaştı.

Reklam
Reklam

Sosyal medyada tüketicilerin isyan ettiği bu durum, çevreci bir dönüşümün "zam kalkanı" olarak kullanıldığı iddialarını gündeme taşıdı.

BAHANELER DEĞİŞİYOR, ETİKETLER İNMİYOR

Tüketicilerin ambalajlı su sektöründe karşılaştığı bu fiyat politikası aslında ilk değil. Henüz geçtiğimiz ay Orta Doğu’da tırmanan savaş gerilimi ve Hürmüz Boğazı krizi sırasında şirketler, artan petrol fiyatlarını gerekçe göstererek şişeleme, lojistik ve depolama maliyetleri adı altında etiketleri hızla yukarı çekmişti.

Ancak ilerleyen haftalarda küresel piyasalarda petrol fiyatları sert bir şekilde geri çekilmesine rağmen hiçbir marka fiyatta indirime gitmedi.

MADEN SUYU VE SODA GRUBUNA DA ZAM GELEBİLİR

Maliyet artışını anında rafa yansıtan firmalar, maliyetler düştüğünde sessiz kalmayı tercih ederken; şimdi de DOA uygulamasını "yeni operasyonel altyapı yükü" gerekçesiyle yeni bir zam kapısına dönüştürdü.

Reklam
Reklam

Sektör kaynaklarından sızan bilgilere göre su sektöründeki bu dalgalanmanın çok yakında DOA logolu cam şişe maliyetleri gerekçe gösterilerek maden suyu ve soda grubuna da sıçraması bekleniyor.

VATANDAŞIN 1 LİRASI NEREDEN GELİYOR, NEREYE GİDİYOR?

Kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri de iade edilen 1 liralık depozito bedelinin kaynağı. Sanılanın aksine bu ödemeyi marketler ya da markalar kendi kasalarından yapmıyor. Tamamen dijital işleyen sistemin çarkları şu şekilde dönüyor:

• Havuzun Oluşması: Üretici firma, ürünü piyasaya sürerken ambalaj başına belirlenen 1 TL'lik depozito bedelini peşin olarak Türkiye Çevre Ajansı’nın (TÜÇA) yönettiği merkezi fona yatırıyor.

• Emanet Süreci: Tüketici, ürünü raftan satın alırken bu 1 lirayı ürünün toplam fiyatı içinde satıcıya ödüyor. Para, devlet kontrolündeki havuzda bloke ediliyor.

Reklam
Reklam

• Paranın İadesi: Vatandaş boş şişeyi iade otomatına atıp dijital uygulamasını okuttuğunda, havuzda bekleyen 1 TL, Türkiye Emlak Katılım Bankası altyapısı üzerinden anında tüketicinin e-Cüzdan’ına aktarılıyor.

TÜKETİCİ KONFEDERASYONU'NDAN SERT TEPKİ

Konuyu yakından takip eden Tüketici Konfederasyonu (TÜKON) Başkanı Aydın Ağaoğlu, su markalarının depozito sistemini fahiş zamlara gerekçe yapmasına sert tepki gösterdi. Durumu açık bir "fırsatçılık" olarak nitelendiren Ağaoğlu şu değerlendirmelerde bulundu:

"Daha önceden yürürlükte olan ambalaj atıkları yönetmeliği uyarınca bu işletmeler zaten bir geri kazanım bedeli ödüyordu. Üstelik firmalar yılbaşından bu yana pilot uygulamalarla bu sürecin içindeydi yani şu an aniden sırtlarına binen ekstra bir maliyet yükü söz konusu değil. Bu proje ülkemizin geleceği için hayati önem taşıyor. Ambalajlar geri toplanacak, ithalat ihtiyacı azalacak, cari açık düşecek. Ülke ve çevre kazanırken, işletmeler de maliyetleri biraz zorlasa dahi elini taşın altına koymalıdır. Bu kadar kritik bir projede, o fırsatçı markalar da bir zahmet kazanmayıversin!"

Reklam
Reklam

ÇÖZÜM ÖNERİSİ: "ETİKETLERDE DEPOZİTO FARKI ZORUNLU OLMALI"

Uzmanlar, tüketicinin raftaki fiyat karmaşasından korunması ve markaların kendi yaptığı gizli zamları net bir şekilde görebilmesi için acil bir mevzuat düzenlemesi çağrısında bulunuyor.

Hazırlanacak bir yönetmelikle, ambalajlı tüm içeceklerin etiketlerine veya doğrudan ambalaj üzerine "Fiyata 1 TL depozito bedeli dahildir" ibaresinin yazılmasının zorunlu hale getirilmesi isteniyor.

Bu şeffaflık sağlandığı takdirde vatandaş, ödediği paranın ne kadarının geri alabileceği bir "emanet" tutar olduğunu, ne kadarının ise firmaların DOA bahanesiyle yansıttığı fahiş zamlardan kaynaklandığını net bir şekilde ayırt edebilecek.

Kaynak: Türkiye Gazetesi