Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre; piyasada oluşan bu yeni dinamik, konut fiyatlarında ‘kiracısızlık primi’ denilen bir uçurum oluşturdu. Bugün aynı sitede, aynı özelliklere sahip iki daireden boş olanı, kiracılı olanına göre ortalama yüzde 10 daha pahalıya alıcı buluyor.

Reklam
Reklam

Alıcılar, içinde kiracı olan bir evi aldıklarında ‘ihtiyaç sebebiyle tahliye’ davası süreciyle (yıllarca sürebilen mahkemelerle) uğraşmak yerine, hemen taşınabileceği veya yüksek bedelle yeni kiracı bulabileceği boş evler için bu farkı ödemeye razı oluyor. Bu durum, kiracılı evi olan mülk sahiplerini ‘cezalandırırken’, arz krizini tetikleyerek kiralık ev bulmayı daha da zor hâle getiriyor.

RİSK OLARAK GÖRÜLÜYOR

Yatırımcılar için kiranın bir yan gelir olmaktan çıkıp risk faktörüne dönüştüğünü belirten uzmanlar, bu tablonun toplumsal bir barınma krizine ışık tuttuğu uyarısında bulunuyor. Boş tutulan evlerin hem emlak piyasasındaki devir hızını düşürdüğü hem de suni bir darlık oluşturduğu vurgulanıyor.

Birçok mülk sahibi, “Bir yıllık kira bedeli, evi boş sattığımda elde edeceğim yüzde 10’luk fiyat avantajını ancak karşılıyor, üstelik kiracı çıkarma stresi de yok” mantığıyla hareket ediyor. Bu kısır döngü, ancak hukuki süreçlerin hızlanması ve piyasaya güvenin yeniden tesisi ile kırılabilecek gibi görünüyor.

Reklam
Reklam

KİRACILI EV İNDİRİMLİ OLSA BİLE DAHA FAZLASINI KAYBETTİRİYOR

Sektör temsilcileri konuyla ilgili şu açıklamayı yapıyor:

"2026 emlak piyasasında en büyük engel yüksek faiz değil, mülkiyet hakkındaki belirsizliktir. Eskiden ‘içinde hazır kiracısı var’ denilerek ballandırılarak satılan evler, bugün alıcı için ‘sorunlu varlık’ kategorisine girdi.

Bir yatırımcı, kiracılı evi %10 daha ucuza alsa bile, tahliye davası masrafları ve kaybettiği zamanla bu indirimden daha fazlasını kaybediyor. Sonuç olarak yatırımcı rasyonel davranıyor ve evini boş tutarak mülkünün likiditesini koruyor. Eğer ‘boş ev vergisi’ gibi radikal düzenlemeler gelmezse, piyasadaki bu ‘hayalet ev’ stoku artmaya devam edecektir"

SADECE İSTANBUL’DA 300 BİN KONUT BOŞ! TÜRKİYE GENELİNDE DAHA YÜKSEK

İstanbul’un konut piyasasında "hayalet ev" bilmecesinin boyutları, CK Enerji tarafından hazırlanan güncel "Gayrimenkulün Enerjisi" raporuyla çarpıcı bir şekilde gün yüzüne çıktı.

Reklam
Reklam

Resmî verilere göre megakentte yaklaşık 225 bin konutun elektrik aboneliği aktif olmasına rağmen tüketim yapılmadığı için boş statüsünde olduğu belgelenirken, sektör temsilcileri kayıt dışı durumlar ve kısa süreli kullanımlar da eklendiğinde bu rakamın gerçekte 300 bin barajını aştığını tahmin ediyor. Türkiye genelinde ise rakam çok daha yüksek olduğu belirtiliyor.

Şehrin göbeğinde yaklaşık bir milyon insanın barınabileceği devasa bir yapı stokunun atıl vaziyette kapısına kilit vurulmuş olması, hem kira krizini derinleştiriyor hem de İstanbul’un konut arzı üzerindeki baskıyı artırarak piyasayı içinden çıkılmaz bir hayalet şehir sarmalına sürüklüyor.