Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca (BDDK), gece saatlerinde yapılan para transferlerine ilişkin yeni bir güvenlik düzenlemesini devreye aldı. Buna göre 22.00-06.00 arasında gerçekleştirilecek işlemlerde, çipli kimlik kartı ve cep telefonlarının NFC (temassız doğrulama) özelliği kullanılarak kimlik doğrulaması yapılması zorunlu hale getirildi. Yeni düzenlemenin, dijital bankacılıkta artış gösteren dolandırıcılık vakalarını engellemeyi amaçladığı belirtildi.

Reklam
Reklam

Türkiye Gazetesi'nden Gamze Erdoğan'ın haberine göre; Eski kimlik kartı kullanan vatandaşların dijital bankacılık hizmetlerine erişiminde kısıtlamalar gündeme gelebilecek.

"HABERSİZ İŞLEM HAREKETLERİ ENGELLENECEK"

Adli bilişim uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, düzenlemenin finansal güvenliği artırmaya yönelik önemli bir adım olduğunu söyledi. Kırık, bankacılık işlemlerinde gece saatlerinde ek doğrulama şartı getirilmesi, özellikle riskli zaman dilimlerinde yapılan işlemlerin daha kontrollü ilerlemesini sağladığını ifade ederek, "Yeni sistem sayesinde kullanıcılar işlemlerini yalnızca kimlik doğrulaması yaparak tamamlayabilecek. Böylece kart limitinin habersiz şekilde artırılması veya nakit avans çekimi gibi riskli işlemler engellenecek. Tüm bankalar, BDDK’nın belirlediği yeni tedbirleri sistemlerine entegre etmek için hazırlıklarını yapmalı" dedi.

Reklam
Reklam

"DİJİTAL DOLANDIRICILIKLA BAŞ ETMEK İÇİN YAPAY ZEKÂ ŞART"

Dijital dolandırıcılık yöntemlerinin sürekli geliştiği bir ortamda, tek bir tedbirle kalıcı çözüm sağlanmasının mümkün olmadığını ifade eden Kırık şöyle konuştu:

"Sadece kimlik ve yakın alan iletişim kimlik doğrulamasıyla sınırlı kalmayan, davranış analizi, yapay zekâ destekli anomali tespiti ve kullanıcı alışkanlıklarını izleyen ek güvenlik katmanlarının da devreye alınması gerekiyor. Dijital dolandırıcılıkla baş etmek için yapay zekâ şart. Özellikle olağan dışı işlem hareketlerini anlık olarak tespit edebilen sistemler, dolandırıcılık riskini daha erken aşamada engeller. Kısacası atılan adım önemli olmakla birlikte daha bütüncül ve çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımına ihtiyaç var diyebiliriz. Kullanıcı farkındalığının artırılması, bankaların teknolojik altyapılarını sürekli güncellemesi ve yeni nesil tehditlere karşı etkin çözümler geliştirilmesi, bu sürecin tamamlayıcı unsurları. Bu şekilde hem teknik hem de kullanıcı kaynaklı riskler daha etkin bir şekilde yönetilebilir."

Reklam
Reklam