Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen kritik Kabine Toplantısı’nın ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iç ve dış gündeme dair çok önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında doğrudan üretime ve sanayiciye yönelik büyük bir müjde veren Erdoğan, yatırım taahhütlü avans kredi (YTAK) programının hem kapsamının genişletildiğini hem de finansman musluklarının sonuna kadar açıldığını duyurdu.

Reklam
Reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin üretim çarklarını hızlandıracak kararı şu sözlerle ilan etti:

"Yatırım taahhütlü avans kredi programının kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz. Bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz."

"ANKARA’NIN DÜNYA ŞEHRİ OLDUĞU TESCİLLENDİ"

Konuşmasının önemli bir bölümünü, Ankara’nın ev sahipliğinde başarıyla tamamlanan tarihi NATO Liderler Zirvesi’ne ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonun Türkiye’nin küresel diplomasideki merkezi rolünü bir kez daha kanıtladığını vurguladı.

Erdoğan, Ankara’da düzenlenen zirveye ABD Başkanı Donald Trump dahil 31 devlet ve hükümet başkanı iştirak ettiğini, toplamda 4 bin 800 üst düzey diplomatın başkentte ağırlandığını söyledi.

Zirve etkinliklerinde ilk kez yer alan yeniçeriler ve Mehter Marşı gösterileri için "Artık reddimiras yapan bir Türkiye yok. Şanlı mazimizin tüm unsurlarıyla buradayız" dedi.

Reklam
Reklam

TRUMP İLE YENİ DÖNEM MESAJI VE SİYASİ BİRLİK ÇAĞRISI

Zirve marjında liderlerle gerçekleştirdiği ikili temaslara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyaretinin ve övgü dolu mesajlarının altını çizdi. Erdoğan, bölgede barış ve istikrarın tesisi için Trump yönetimiyle yakın çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Konuşmasının sonunda muhalefete ve iç siyasete de "milli duruş" çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir. Hangi partiden olursak olalım hepimiz bu vatanın değeriyiz. Türkiye'nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır. Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi çatışma malzemesi yapılmasını doğru bulmuyoruz."