Uzmanlar ve finans hukukçuları, mağdur yatırımcıların büyük bir yanılgı içinde olabileceğine dikkat çekiyor.
Soruşturma kapsamında dondurulan şahsi varlıklar ile tasfiye ödemelerinin hukuki işleyişi arasındaki farklar netleşti.
Soruşturmada gözaltına alınan yöneticilerin veya dondurulan kişisel varlıkların fon mağdurlarının parasını ödemeye yetip yetmeyeceği konusunda iki temel hukuki ve finansal gerçek bulunuyor.
Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca, yatırım fonlarının malvarlığı portföy yönetim şirketlerinin ve yöneticilerin kişisel malvarlığından tamamen bağımsız.
Tasfiye sürecinde yatırımcılara yapılacak ödemeler, patronların veya yöneticilerin el konulan kişisel malvarlığından değil; fonun kendi bünyesindeki hisse senedi, tahvil ve likit varlıkların görevli bankalarca satılmasıyla karşılanır.
KİŞİSEL VARLIKLAR TAZMİNAT İÇİN YETMEYEBİLİR
Tasfiye edilen 131 fonun toplam büyüklüğü 890 milyar TL civarında. Soruşturma kapsamında MASAK ve mahkemelerce dondurulan şahsi/şirket varlıklarının büyüklüğü yaklaşık 750 milyon TL civarında.
Dolayısıyla kişisel varlıklar, fonlarda oluşabilecek devasa zararları tek başına karşılamaktan oldukça uzak. Bu varlıkların ancak uzun vadeli ceza/tazminat davalarında güvence işlevi görebileceği konuşuluyor.
DONDURULAN ŞAHSİ VARLIKLAR İLE TASFİYE ÖDEMESİ YAPILAMAZ
Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yatırım fonlarının mülkiyeti, kurucu veya yönetici şirketlerin malvarlığından tamamen ayrıdır.
Bu doğrultuda, SPK denetiminde İş Bankası ve Ziraat Bankası gibi görevlendirilen bankalar üzerinden yürütülen tasfiye sürecinde yatırımcılara yapılacak ödemeler, şüphelilerin dondurulan şahsi malvarlığından ödenmez.
Yatırımcılar, yalnızca fon portföyünün içinde yer alan hisse senedi, tahvil ve devlet iç borçlanma senetlerinin nakde çevrilmesiyle orantılı olarak pay alabilirler.
890 MİLYAR TL'LİK BÜYÜKLÜK KARŞISINDA KİŞİSEL VARLIKLAR "DEVEDE KULAK"
Soruşturmaya konu olan ve tasfiye sürecine alınan 130’un üzerindeki fonun toplam piyasa değerinin 890 milyar TL seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Buna karşılık, MASAK ve adli makamlarca yürütülen operasyonlarda dondurulan veya kilitlenen şahsi varlıkların toplam tutarı henüz milyonlu seviyelerde (yaklaşık 750 milyon TL) bulunuyor.
Matematiksel olarak yöneticilerin dondurulan veya el konulan tüm şahsi varlıkları satılsa dahi, fon büyüklüğünün ve olası zararların yalnızca çok küçük bir kısmını karşılamaya yetiyor.
DONDURULAN VARLIKLAR NE İŞE YARAYACAK?
Soruşturma kapsamında şirket sahipleri ve yöneticilerinin dondurulan gayrimenkul, araç ve banka hesapları şu süreçlerde rol oynayacak:
• Tazminat Davaları: Ceza yargılaması sonucunda fon yöneticilerinin usulsüzlük veya hileli işlemlerle fona zarar verdiği kesinleşirse, dondurulan bu varlıklar yatırımcıların açacağı kişisel tazminat davalarında alacak güvencesi (teminat) işlevi görecek.
• Müsadere: Suçtan elde edildiği kanıtlanan gelirler, yargılama sonunda devlete veya doğrudan tespit edilen mağdurlara aktarılabilecek.
SONUÇ: ÖDEMENİN ANA KAYNAĞI FON PORTFÖYÜNÜN KENDİSİ
Özetle, mağdur yatırımcıların alacakları ödemelerin ana kaynağı tutuklanan veya varlıkları dondurulan isimler değil; fonların içinde halihazırda bulunan ve bankalarca zamana yayılarak satılacak olan finansal varlıklardır.
Bu nedenle 6 aylık azami tasfiye sürecinde belirleyici olan husus, fon içindeki hisse ve enstrümanların piyasa koşullarında ne kadarlık bir bedelle nakde dönüştürüleceği olacaktır.
Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgi ve analizler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.