Erdoğan, Bloomberg'in sorularına verdiği yazılı yanıtlarda Eylül ayında Beyaz Saray'da Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede F-35 konusunu bizzat gündeme getirdiğini belirtti. Türkiye'nin programdan çıkarılmasını "haksız" olarak nitelendiren Erdoğan, Türkiye'nin bedelini ödediği uçakları teslim almasının hem iki stratejik ortak hem de NATO'nun güvenliği için gerekli olduğunu vurguladı.
Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin olarak, Türkiye'nin bu sistemleri iade etme konusunu Türkmenistan'daki bir toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğü ifade edildi. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Ankara'nın S-400'leri elden çıkarmaya yakın olduğu ve konunun 4 ila 6 ay içinde çözülebileceği yönündeki öngörüleri de süreçteki önemli bir ayrıntı olarak öne çıktı.
F-16 ALIMI VE HALKBANK DAVASI
Türkiye'nin ABD'den F-16 Blok 70 uçakları satın alma talebiyle ilgili fiyat müzakerelerinin devam ettiğini belirten Erdoğan, anlaşmanın müttefiklik ruhuna uygun olması gerektiğini ifade etti.
Uzun süredir devam eden Halkbank davasına da değinen Erdoğan, bu durumu Türkiye'ye yönelik haksız bir girişim olarak gördüklerini söyledi. Erdoğan, "Esas olan Türkiye'nin itibarının korunması ve bankamızın haksız şekilde cezalandırılmamasıdır. Temennimiz stratejik ortaklıkla mütenasip adil bir sonuca ulaşılmasıdır" dedi.
ENERJİDE AMERİKAN LNG'Sİ DÖNEMİ
ABD yönetiminin Rusya’dan enerji ithalatını kısıtlama talepleri doğrultusunda Türkiye, gaz stratejisinde değişime giderek Amerikan LNG'sine (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) odaklanmaya başladı. Erdoğan, ABD menşeli LNG tedarikinin kayda değer ölçüde artırıldığını ve ABD'nin tedarik zincirinde önemli bir yer tuttuğunu açıkladı. Güncel verilere göre petrol alımının %61'i, gaz tedarikinin ise %40'ı halen Rusya'dan sağlansa da, Türkiye'nin ABD'deki petrol ve gaz sahalarına yatırım arayışında olduğu belirtildi.
BÖLGESEL DİPLOMASİ VE ARABULUCULUK ROLÜ
Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye'nin her iki tarafla da doğrudan konuşabilen yegane aktör olduğunu hatırlatarak, İstanbul'un yeniden barışın merkezi haline getirilmesine hazır olduklarını ifade etti. Türkiye'nin Rus gemilerinin boğazlardan geçişini kısıtlarken aynı zamanda Kiev'e silah tedariki sağlaması, dengeli diplomasinin bir parçası olarak vurgulandı.
Gazze'deki gelişmelere dair ise Erdoğan, kurulacak bir "Uluslararası İstikrar Gücü"nün başarı şansının Türkiye'nin katılımına bağlı olduğunu savundu. Türkiye'nin Filistin ile tarihi bağları ve İsrail ile geçmişteki güvenlik kanalları nedeniyle bu tür bir misyonun "anahtar ülkesi" konumunda olduğunu belirtti.
