Tasfiye edilen yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifinde önemli bir değişikliğe gidildi. Fonlardan tasfiye öncesinde parasını çeken yatırımcıların gönüllü olarak iade edebilecekleri tutarın hesaplanmasında yeni kriterler belirlendi. Emsal fon getirisi yerine enflasyon verilerinin esas alınmasını öngören düzenleme, TBMM'deki görüşmeler sırasında değiştirildi.
FONLARDAN PARASINI ERKEN ÇEKENLER İÇİN YENİ HESAPLAMA
Ekonomim'den Hüseyin Gökçe'nin haberine göre, tasfiye edilen fonların hak sahiplerine yapılacak ödemelerini düzenleyen 9 maddelik kanun teklifinin 4'üncü maddesinde değişikliğe gidildi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında verilen önergeyle, tasfiye tarihinden önce katılma paylarını iade ederek parasını çeken yatırımcıların gönüllü olarak geri ödeyebilecekleri tutarın hesaplama yöntemi yeniden düzenlendi.
Teklifin ilk halinde, yatırımcıların fona yatırdığı anapara ile aynı kategorideki benzer fonların ortalama getirisi dikkate alınıyordu.
Yeni düzenlemede ise emsal fon getirisi yerine Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınacak.
ERKEN ÇIKAN FON YATIRIMCILARI NE KADAR ÖDEME YAPACAK?
Düzenlemeye göre tasfiye öncesinde parasını çeken yatırımcıların gönüllü olarak iade edebilecekleri tutar, anaparalarına enflasyon esaslı hesaplamayla bulunan tutarın eklenmesi ve bu toplamın daha önce aldıkları ödemeden çıkarılmasıyla belirlenecek.
Ancak söz konusu düzenleme, yatırımcıların elde ettikleri fazla kazancı geri ödemelerini zorunlu tutmuyor. İade işlemi gönüllülük esasına dayanıyor.
Hesaplama yönteminin değiştirilmesi, yatırımcıların iade edebilecekleri tutarların da yeniden belirlenmesi anlamına geliyor.
Haberde yer alan verilere göre para piyasası fonlarının yıllık getirisi yaklaşık yüzde 38, yılbaşından bu yana getirisi ise yüzde 27,61 seviyesinde bulunuyor.
TÜİK verilerine göre yılbaşından itibaren dokuz aylık dönemde TÜFE ve Yİ-ÜFE değişimlerinin aritmetik ortalaması yüzde 26,50, yıllık ortalaması ise yüzde 31,58 olarak hesaplanıyor.
Bu oranlar, yeni hesaplama yönteminin yatırımcının fonda kaldığı süreye ve karşılaştırmada kullanılan getiriye göre farklı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
KANUN TEKLİFİNDEN "GERÇEĞE AYKIRI OLARAK OLUŞAN DEĞERLER" İFADESİ ÇIKARILDI
Fon tasfiyesine ilişkin düzenlemede yalnızca hesaplama yöntemi değiştirilmedi. Teklifin ilk halinde yer alan ve fonların değerlemesine ilişkin kullanılan bir ifade de metinden çıkarıldı.
İlk düzenlemede, tasfiye öncesinde ödeme alan yatırımcılar için “gerçeğe aykırı olarak oluşan değerler” ifadesi kullanılıyordu.
Komisyonda kabul edilen değişiklikle bu ifade kaldırılarak tasfiyesine karar verilen fonlardan ödeme alan kişileri esas alan yeni bir tanımlamaya geçildi.
Böylece düzenlemenin kapsamındaki yatırımcıların tanımlanmasında da değişiklik yapılmış oldu.
SERMAYE PİYASASI KANUNU'NDA YENİ DÜZENLEME HAZIRLANIYOR
Fon tasfiyesine ilişkin teklifin yanı sıra Sermaye Piyasası Kanunu'nda yapılması planlanan değişikliklerde de hazırlıklar devam ediyor.
Benzer fon sorunlarının yeniden yaşanmasının önüne geçilmesi amacıyla hazırlanan düzenleme üzerinde çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığı belirtildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve ilgili bürokratların üzerinde çalıştığı taslağın son şeklini alması için Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) yönelik denetim çalışmalarının tamamlanması bekleniyor.
Öte yandan fon tasfiyesine ilişkin kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler TBMM Genel Kurulu'nda tamamlandı. Düzenlemenin yasalaşma süreci devam ediyor.