Ali Kopuz toplantıdaki konuşmasında, küresel tedarik yollarında yaşanan aksaklıkların dünya ticareti üzerindeki etkilerine işaret ederek, "En çok tarımı etkileyecek bu gelişmeler sırasında Türkiye stratejik bir adım atarak gübre ham maddesi dış ticaretiyle ilgili aldığı kararlarla, sorunları engelleme yolunda önemli bir adım atmıştır. Şu anda dünya piyasalarında en uygun gübre ham maddesi alan ülkelerden biriyiz." yorumunu yaptı.

Reklam
Reklam

Enerji yolları ile stratejik geçiş noktalarının, küresel ticaretin hassas karnı olduğunu hatırlatan Kopuz, "Amerika ve İsrail'in, İran'a saldırısıyla özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler ve arz kesintileri, enerji ve navlun fiyatlarını yukarı doğru itiyor. Bu savaşın bir faturası da en önemli tarımsal girdilerden olan mazot ve gübreye dolayısıyla gıdaya çıkıyor. Türkiye bu gelişmeler karşısında paniğe kapılmadan riskleri doğru okuyup zamanında tedbir aldı." açıklamasında bulundu.

Kopuz, bu hafta Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile konuya ilişkin görüşmeleri olduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti:

"Şu anda Türkiye'nin gübre stoklarında herhangi bir sıkıntı bulunmuyor. Dünya piyasalarına kıyasla en uygun ve rekabetçi fiyatlarla gübre ham maddesi temin edebilen ülkelerin başında geliyoruz. İlgili kurumlarımız gübre tedarikinde sorun yaşanmaması için gerekli önlemleri süratle devreye aldı. İlk etapta üre cinsi üründe gümrük vergisini sıfırladı. Akabinde amonyum nitrat ve kalsiyum amonyum nitrat gübrelerinin ihracatı durduruldu. Son olarak amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanımına izin verildi. Bu adımların tamamı, tarımsal üretimi gözeten, son derece önemli ve yerinde tedbirlerdir."

Reklam
Reklam

Dünya ticaretinde giderek artan risklere ve korumacılık eğilimlerine dikkati çeken Kopuz, ticaretin artık yalnızca fiyat ve rekabete değil, aynı zamanda jeopolitik gelişmeler ve stratejik tercihlerle şekillendiğini belirtti.

"SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI YENİ REKABET ALANLARI OLUŞTURUYOR"

Kopuz, uluslararası ticaret sisteminde son dönemde ortaya çıkan yeni engellerin iş dünyasını doğrudan etkilediğini kaydederek, "Bugün dünya ticaretinin önüne giderek daha fazla duvar örüldüğünü görüyoruz. Tarife duvarları yükseliyor. Serbest ticaret anlaşmaları (STA) yeni rekabet alanları oluşturuyor. Ticaret artık yalnızca fiyat ve kalite rekabetiyle değil, aynı zamanda jeopolitik ve stratejik tercihlerle de şekilleniyor." ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği'nin (AB) Hindistan ile imzaladığı STA'dan sonra yaşananlara değinen Kopuz, "Bu süreçte son derece önemli bir gelişme yaşandı. AB, 'Made in Europe' tanımına Türkiye'deki üretimi de dahil etmeyi öngören bir taslak düzenleme açıkladı. Bu, Türkiye'nin dış ticaretteki konumu açısından son derece önemli bir gelişme. Böylece Türkiye'nin, Avrupa üretim zincirinin doğal bir parçası olduğu bir kez daha teyit edilmiştir. Bu gelişme, Türk diplomasisinin somut bir kazanımıdır." değerlendirmesini yaptı.

Reklam
Reklam

"TÜRKİYE ÜRETİM VE GİRİŞİMCİLİK KÜLTÜRÜ GÜÇLÜ BİR ÜLKE"

İSTİB Başkanı Kopuz, ticaretin önündeki görünmeyen engeller arasında vize uygulamalarının önemli bir yer tuttuğunu belirterek, Schengen vizesi gibi uygulamaların ticaretin önünde görünmeyen ama son derece güçlü engeller oluşturduğunu kaydetti.

Türkiye'nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü sayesinde küresel dalgalanmalara karşı dayanıklı bir ekonomi olarak kalacağına inandığını bildiren Kopuz, "Türkiye üretim ve girişimcilik kültürü güçlü bir ülke. Özel sektörümüz kurumsallaşmış, kamu otoritemizin güçlü bir yapısı var. Bugüne kadar pek çok küresel krizi aşmayı başardık. İnanıyorum ki bu çalkantılı dönemi de yine birlikte aşacağız." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA   |   Bu içerik Sevgül Kaba Kolyiğit tarafından yayına alınmıştır