Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde eylül ayında başlayan fon krizinin etkilerine yer verdi. Yaklaşık 18 milyar dolarlık fon tasfiyesine rağmen Türk lirasına yönelik güvenin korunduğunu belirten kuruluş, yaşanan gelişmelerin finansal sistem genelinde bir bulaşmaya yol açmadığını bildirdi. S&P, Türkiye'nin 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin enflasyon ve büyüme tahminlerini de açıkladı.
S&P'DEN FON KRİZİNE İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
S&P Global Ratings, Türkiye'de eylül ayında başlayan fon soruşturması ve bazı yatırım fonlarının tasfiyesinin finansal piyasalar üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Kuruluşun analizine göre, fonların tasfiye edilmesi nedeniyle gerçekleşen zorunlu varlık satışları, Borsa İstanbul'da sert bir düzeltmeye neden oldu. Süreçte yaklaşık 18 milyar dolarlık fon tasfiyesi yaşandı.
Buna karşın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) hızlı likidite sağlaması ve düzenleyici kurumların aldığı ayrıştırıcı önlemler, yaşanan gelişmelerin finansal sistemin geneline yayılmasını engelledi.
S&P, fon krizinin hanehalkı üzerindeki etkilerinin de sınırlı kaldığını belirtti.
FONLARDAN ÇIKAN PARA DÖVİZE YÖNELMEDİ
S&P'nin değerlendirmesinde, yatırım fonlarından çıkan paranın büyük ölçüde döviz yerine Türk lirası cinsinden banka mevduatlarına yönelmesi önemli bir gelişme olarak gösterildi.
Bu durumun Türk lirasına yönelik geniş çaplı bir güven kaybının önüne geçtiği ifade edildi.
Eylül 2026 itibarıyla döviz cinsinden mevduatların toplam banka mevduatları içindeki payı yüzde 38,7 seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu oran yıl başına göre değişim göstermedi.
Kuruluş, hanehalkının Türk lirasına yönelik güvenini koruması ve döviz talebindeki azalışın, TCMB'nin döviz rezervlerini kısmen yeniden oluşturmasına katkı sağladığını bildirdi.
S&P TÜRKİYE'NİN ENFLASYON TAHMİNİNİ AÇIKLADI
S&P Global Ratings, Orta Doğu'daki savaşın neden olduğu enerji fiyat artışlarının Türkiye'de enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini değerlendirdi.
Kuruluşun tahminlerine göre Türkiye'de yıllık ortalama enflasyonun 2026'da yüzde 30,9, 2027'de ise yüzde 21,7 olması bekleniyor.
| Gösterge | 2026 tahmini | 2027 tahmini |
|---|---|---|
| Ortalama enflasyon | %30,9 | %21,7 |
| Ekonomik büyüme | %3,0 | %3,7 |
S&P, enerji fiyatlarındaki artışa rağmen Türkiye ekonomisinin mevcut politika çerçevesi altında bu süreci atlatabileceğini öngördü.
Türkiye'nin büyüme tahmini aşağı çekildi
S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3 büyümesini bekliyor.
Kuruluş, Orta Doğu'daki savaşın ekonomik etkileri nedeniyle 2026 yılı büyüme tahminini önceki beklentisine göre 0,4 puan aşağı çekti.
Geçen yıl yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşen ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 3'e gerilemesi, 2027 yılında ise yeniden yüzde 3,7'ye yükselmesi bekleniyor.
TÜRKİYE'NİN KREDİ NOTU İÇİN KRİTİK KOŞULLAR
S&P, Türkiye'nin kredi notu görünümünün "durağan" olmasının bazı temel varsayımlara dayandığını belirtti.
Kuruluşun değerlendirmesinde, sıkı para politikasının ve ücret belirleme politikalarının sürdürülmesi ile döviz rezervlerinin daha fazla tüketilmemesi önem taşıyor.
Bu koşulların korunması halinde Türkiye ekonomisinin enerji fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanan şoku yönetebileceği öngörülüyor.
BÜTÇE AÇIĞI VE KAMU BORCU İÇİN YENİ BEKLENTİ
S&P Global Ratings, Türkiye'nin bütçe açığının 2026 yılında sınırlı ölçüde genişlemesini bekliyor.
Geçen yıl Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 2,6'sı seviyesinde gerçekleşen bütçe açığının bu yıl yüzde 3'e yaklaşacağı tahmin ediliyor.
Kamu borcunun GSYH'ye oranının ise yüzde 30'un altında kalması bekleniyor.
S&P TÜRKİYE'NİN KREDİ NOTUNU DEĞİŞTİRMEMİŞTİ
S&P Global Ratings, nisan ayında yayımladığı son kredi notu değerlendirmesinde Türkiye'nin uzun ve kısa vadeli kredi notlarını "BB-/B" seviyesinde teyit etmiş, kredi notu görünümünü ise "durağan" olarak korumuştu.
Kuruluş, 16 Ekim 2026 tarihinde yapılması beklenen Türkiye kredi notu değerlendirmesini ise yayımlamamıştı.
S&P'nin son analizinde, fon tasfiyelerinin finansal sistem üzerindeki etkilerinin sınırlı kalması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, enerji fiyatları, enflasyon ve sıkı para politikasının sürdürülmesi Türkiye ekonomisi açısından belirleyici unsurlar arasında gösterildi.