Şirketin borçluluk durumuna ilişkin şeffaf bir tablo çizen Turhan, bilançodaki 3 milyar dolarlık borcun asıl kaynağının devasa yatırımlar olduğunu vurguladı. Öne çıkan başlıklar şöyle:
• Hızlı İyileşme: Son üç çeyrekte borç oranının 35’ten 14’e gerilediği ve bu düşüş ivmesinin önümüzdeki dönemde hızlanacağı belirtildi.
• Yatırımın Gücü: Sadece 2025’in son çeyreğinde devreye alınan yatırım tutarının 2,5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Turhan, şirketin net aktif değerinin 5 milyar dolar seviyesinde olduğunun altını çizdi.
• Finansman Stratejisi: Şirketin 200 milyon Euro tutarında paya dönüştürülebilir tahvil ihracı gerçekleştirerek finansal yapısını güçlendirdiği ifade edildi.
JEOPOLİTİK KRİZLER SASA İÇİN FIRSATA DÖNÜŞTÜ
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gerginliklerin SASA’nın tedarik zinciri ve satışları üzerindeki etkisine değinen Turhan, sanılanın aksine bu durumun şirkete olumlu yansıdığını belirtti:
"Tedarikimizi ağırlıklı olarak ABD ve Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki rafinerilerinden yapıyoruz. Bu durum bizi Hürmüz Boğazı’ndaki risklerden korumakla kalmadı; yaşanan gelişmeler satışlarımıza ve kâr marjımıza pozitif katkı sağladı."
İKİNCİ ÇEYREK BEKLENTİSİ: DÜŞÜK MALİYET AVANTAJI
Sektörün sistemik bir şoktan geçtiğini ve hammadde fiyatlarının doğrudan piyasaya yansıdığını belirten Turhan, SASA’nın stratejik stok yönetimine dikkat çekti. Düşük maliyetli hammadde ile üretilen ürünlerin satışının devam ettiğini ve bu avantajlı durumun ikinci çeyrek bilançolarında net bir şekilde görüleceğini müjdeledi.
YERLİ ÜRETİM VE ARA MALI VURGUSU
Turhan, özellikle ara malı üreten yerli üreticilerin önünün açık olduğunu belirterek, SASA’nın Türkiye’nin üretim gücündeki stratejik rolünü bir kez daha teyit etti.

