Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayı faiz kararını açıkladı ve politika faizini üst üste 5. toplantısında da yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Karar metninde enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü risklere dikkat çekilirken, enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı mesajı verildi.
PİYASANIN BEKLENTİSİ YÜZDE 37'DE SABİT BIRAKILMASI YÖNÜNDEYDİ
Merkez Bankası'nın eylül ayı faiz kararı öncesinde ekonomistlerin büyük bölümü politika faizinde değişiklik beklemiyordu.
AA Finans'ın 25 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği PPK Beklenti Anketi'nde 24 ekonomist politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılacağını tahmin etti. Yalnızca bir ekonomist 100 baz puanlık indirimle faizin yüzde 36'ya çekilmesini bekliyordu.
Ankette ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı.
CNBC-e'nin 19 kişi ve kurumla gerçekleştirdiği ankette de medyan beklenti yüzde 37 seviyesinde oluştu. Katılımcılardan iki kişi 100 baz puan, bir kişi ise 50 baz puanlık faiz indirimi tahmininde bulundu.
Matriks Haber'in anketinde eylül toplantısı için tahmin veren 20 ekonomistin 18'i faizin yüzde 37'de tutulmasını, iki ekonomist ise 100 baz puan indirimle yüzde 36'ya çekilmesini öngördü.
PPK karar metninde şu ifadelere yer verildi:
"Aylık dalgalanmalara karşın son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğilimi, haziran ayındaki eğiliminin gerilediğine işaret etmektedir. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı bir miktar gerilediği görülmüştür. Öncü veriler ana eğilimde aralık ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir. Kalıcılaşmış talepteki zayıf seyri teyit etmektedir. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde yüksek seyreden enerji fiyatları yeniden enflasyon eğilimine geçmiştir. Yakın döneme ilişkin veriler iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret etmektedir. Enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaktadır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklentiler kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.
ENFLASYONDA KALICI BOZULMA OLURSA DURUŞUMUZ SIKILAŞACAKTIR
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizinde atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.
Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ile makrofinansal istikrarı destekleyecek şekilde likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.
Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır."
TCMB ÖNCEKİ TOPLANTIDA FAİZİ SABİT BIRAKMIŞTI
TCMB, 23 Temmuz'da gerçekleştirilen bir önceki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmıştı.
Kurul aynı toplantıda gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde tutmuştu.
Temmuz ayındaki karar metninde enflasyonun ana eğiliminin haziran ayında sınırlı miktarda gerilediği belirtilirken, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklere işaret edilmişti.