Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yapılan 2 Kasım 2026 tarihli açıklamada, şirketin güçlü nakit pozisyonunun muhafazakâr ve düşük riskli finansal enstrümanlarda değerlendirildiği, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiye kararı alınan hiçbir fon ile şirketin doğrudan ya da dolaylı bir ilişkisinin bulunmadığı açıkça vurgulandı.
NAKDİN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ ÖZEL SERBEST FONDA YÖNETİLİYOR
Şirketin iş modeli ve faaliyet alanı gereği yüksek bir likiditeye sahip olduğuna dikkat çekilen açıklamada, nakit mevcudunun yönetim stratejisine ilişkin şu detaylar paylaşıldı:
• ZCE Kodlu Özel Fon: Şirket nakdinin büyük bölümü, yalnızca şirket adına kurulan ve tek yatırımcısının Türk Altın İşletmeleri olduğu, Ziraat Portföy Yönetimi A.Ş. yönetimindeki Ziraat Portföy Türk Altın Serbest (TL) Özel Fon bünyesinde tutuluyor.
• Düşük Risk Profili: Söz konusu portföyün düşük finansal risk taşıyan araçlardan oluşturulduğu ve fon gelirlerinin kurumlar vergisinden istisna tutulması sayesinde şirkete ilave vergisel avantaj sağladığı kaydedildi.
• Mevduat ve Borçlanma Araçları: Nakdin kalan kısmının ise bankaların vadeli mevduat, katılma hesapları ve düşük riskli borçlanma araçlarında likit olarak değerlendirildiği belirtildi.
"TASFİYE EDİLEN FONLARLA İLETİŞİMİMİZ VE YATIRIMIMIZ YOK"
Açıklamada piyasada gündeme gelen spekülasyonlara da doğrudan yanıt verildi. Şirket yönetimi, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiyesine hükmedilen fonlarda herhangi bir yatırımlarının bulunmadığını ve bu kurumlarla hiçbir bağlarının olmadığını net bir dille ifade etti.
Şirket, gelecek süreçte de nakit varlıklarını "düşük risk ve makul getiri" prensibi doğrultusunda en etkin şekilde yönetmeyi sürdüreceğini kamuoyuna duyurdu.