Son dönemde ikinci el konut satışlarındaki artışın arkasında, yatırım amaçlı yeni ve yüksek değerli konutlardan çok, eski ve fiyat seviyesi sınırlı evlerin el değiştirmesi öne çıkıyor. Özellikle bulunduğu semtte yeni bir konut almaya yetmeyecek değerde olan eski evler, sahipleri tarafından satılarak altın gibi kısa sürede prim yapan yatırım araçlarına yönlendiriliyor.
Altın fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, bu kesim için bir süre cazip ve kazançlı bir alternatif oluşturdu. Emlak sektöründe faaliyet gösteren uzmanlara göre, son aylarda satışa çıkan konutların önemli bir bölümü, "Eski evi satıp nakde geçme ve altına yönelme" motivasyonuyla piyasaya sunuluyor.
'UZUN VADE' UYARISI
Ancak sektör temsilcileri, bu eğilimin uzun vadede sürdürülebilir olmadığı konusunda net uyarılarda bulunuyor. Konutun uzun vadede değerini koruyan ve güvenli bir yatırım aracı olma özelliğini sürdürdüğüne dikkat çeken uzmanlar, altının ise dönemsel olarak yüksek kazanç sağlasa da sert fiyat dalgalanmalarına açık ve öngörülmesi zor bir piyasa sunduğunu vurguluyor.
Bu nedenle eski konutunu satıp altına yönelen bazı yatırımcılar kısa vadede kazanç elde etse de, bu stratejinin kalıcı ve güvenli bir yatırım modeli olmadığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre, konutu tamamen elden çıkarıp altına geçmek; istikrarlı bir varlıktan çıkıp daha kırılgan bir yatırım alanına yönelmek anlamına geliyor ve uzun vadede risk oluşturuyor.
KONUT FİYATLARINDA YUKARI YÖNLÜ RİSK
Emlak sektörü temsilcilerine göre, konutunu satan yatırımcıların önemli bir bölümü, birkaç yıl sonra yeniden ev almak istediğinde fiyatların gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor. İnşaat maliyetlerindeki artış, arsa üretimindeki sınırlılık ve yeni konut arzındaki yavaşlama, konut fiyatları üzerinde uzun vadeli yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Uzmanlar, altının dönemsel yükselişlerinin güçlü bir getiri algısı yarattığını ancak bu algının her zaman kalıcı olmadığını belirtiyor. Konut ise fiyat artış hızından bağımsız olarak; barınma ihtiyacını karşılayan, kira geliri sağlayan ve uzun vadede varlık güvenliği sunan bir yatırım aracı olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcilerinin ortak görüşü, konutun tamamen elden çıkarılması yerine denge gözeten bir yatırım yaklaşımının daha sağlıklı olduğu yönünde.
ALTIN "HIZLI KAZANÇ" OLARAK GÖRÜLÜYOR
Uzmanlara göre, belirsizliklerin yoğun olduğu ekonomik dönemlerde konut güvenli liman olma özelliğini korurken, altın portföy içinde sınırlı ve tamamlayıcı bir araç olarak değerlendirilmelidir. Buna rağmen bazı sektör temsilcileri, bu eğilimin yalnızca yatırım tercihiyle değil, hane halkının artan belirsizlik algısıyla da doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.
Konut; bakım, vergi ve kullanım sorumlulukları olan "Taşınamaz" bir varlık olarak görülürken, altının daha kolay nakde çevrilebilir olması özellikle ekonomik dalgalanmaların arttığı dönemlerde psikolojik bir rahatlama sağlıyor. Uzmanlara göre bu durum, konuttan çıkışı rasyonel bir yatırım kararından ziyade likiditeye ulaşma ve riskten kaçınma refleksi haline getiriyor. Ancak bu refleksin, uzun vadeli varlık güvenliği açısından her zaman doğru sonuçlar üretmediği vurgulanıyor.



