Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Bankalar Birliği Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmada ekonomi gündemine damga vuracak açıklamalarda bulundu.

Ekonominin son iki yılda maruz kaldığı güçlü şoklara karşı büyük bir direnç gösterdiğini belirten Bakan Şimşek, programın nihai hedefinin enflasyonu kalıcı bir şekilde düşük tek haneli rakamlara indirmek olduğunu yineledi.

Reklam
Reklam

"ÖNEMLİ OLAN GİDİŞATIN YÖNÜDÜR, HEDEFİMİZDEN VAZGEÇMEDİK"

Fiyat istikrarını ekonomi politikasının en kritik omurgası olarak tanımlayan Şimşek, yaşanan küresel ve bölgesel şokların süreci dönemsel olarak yavaşlatabileceğine dikkat çekti. Bakan Şimşek dezenflasyon takvimine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bizim için asıl önemli olan gidişatın yönüdür. Yaşanan şoklar nedeniyle dezenflasyon süreci birkaç aylık bir gecikmeyle de olsa kararlılıkla devam edecektir. Bu hedefe ulaşmak adına maliye politikasını etkin şekilde kullanmaya ve yapısal reformlarla programa gerekli desteği vermeye devam edeceğiz."

Mali disiplinin yeniden inşa edildiğinin altını çizen Şimşek, bu yıl devreye alınan "eşel mobil" gibi kritik uygulamaların getirdiği yüke rağmen bütçe hedeflerinin kesin olarak tutturulacağını belirtti.

Reklam
Reklam

"HANEHALKININ DÖVİZ TALEBİ YOK, AKSİNE SATIŞ VAR"

Kur korumalı mevduat (KKM) sisteminden çıkışın büyük oranda tamamlandığını ve program döneminde 220 milyar dolarlık devasa bir düzelme sağlandığını açıklayan Şimşek, vatandaşın ekonomi programına olan güvenine dikkat çekti.

Geçmiş şok dönemlerinin aksine, mevcut jeopolitik kriz ortamında hanehalkının dövize yönelmediğini belirten Şimşek, "Savaş kaynaklı büyük bir arz şoku yaşanmasına rağmen hanehalkının döviz talebi yok. Aksine, şubat sonundan bu yana vatandaşlar tarafından 1,8 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirildi. Bu durum, halkımızın ekonomi programının başarısına olan inancının en net göstergesidir" dedi.

Reklam
Reklam

CARİ AÇIK VE REZERVLERDE ENDİŞEYE YER YOK

Konuşmasında makroekonomik dengelere de geniş yer ayıran Bakan Şimşek, cari açık ve Merkez Bankası rezervleri üzerinden yürütülen tartışmalara net verilerle yanıt verdi:

• Cari Açıkta Yıl Sonu Tahmini: Cari açıkta son yıllarda yapısal bir iyileşme yaşandığını, özellikle altın hariç dengede bu durumun çok daha belirgin olduğunu ifade eden Şimşek, yıl sonu cari açığının milli gelire oranının yüzde 3,5'lik resmi hedefin de altında kalarak, yüzde 3 veya daha aşağısında kapanabileceğini öngördü.

• Güçlü Rezerv Vurgusu: Savaşların ve küresel altın fiyatlarındaki gerilemenin rezervler üzerinde dönemsel baskı yarattığını belirten Şimşek, Türkiye'nin rezerv yeterliliğinde güvenli bölgede olduğunu söyledi. Dünyada yüzde 20 rezerv yeterliliği makul kabul edilirken Türkiye'de bu oranın yüzde 27 seviyesinde olduğunu bildiren Şimşek, ülkenin yaklaşık 5 aylık ithalatı karşılayacak düzeyde güçlü bir rezerve sahip olduğunu hatırlattı.

Reklam
Reklam