Ekonomi gazetecisi Ferit Barış Parlak’ın TBMM kulisleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinden aktardığı bilgilere göre hükümet hem mevcut kök aylıklara refah payı eklemeyi hem de uzun vadede "çok çalışanı ödüllendiren" yapısal bir reformu hayata geçirmeyi planlıyor.
OCAK AYINDA KÖK AYLIĞA KADEMELİ ARTIŞ BEKLENTİSİ
Kulislerden sızan ilk düzenleme, ocak ayı zam döneminde kök aylıklara doğrudan yansıyacak refah payını kapsıyor. Buna göre:
• Enflasyon Farkına Ek Artış: Emekli kök aylıklarına, gerçekleşen 6 aylık enflasyon farkına ilave olarak refah payı verilmesi öngörülüyor.
• Kademeli Oran: Bu ilave artışın, sigortalının çalışma gün sayısına göre kademeli biçimde yüzde 10 ile 15 aralığında uygulanması masada bulunuyor. Bürokrasi ve siyaset kanadında enflasyon üzerine yüzde 20 refah payı verilmesini savunanların da olduğu ifade ediliyor.
SİSTEMSEL REFORM: "ÇOK ÇALIŞANA ÇOK EMEKLİ AYLIĞI"
Gündemdeki ikinci ve daha köklü adım ise sosyal güvenlik sistemindeki yapısal dengesizlikleri gidermeyi ve kayıt dışılığı önlemeyi hedefliyor.
Mevcut sistemde düşük ücretten sigortalı çalışanların prim günü arttıkça emekli maaşlarının reel olarak gerilemesi nedeniyle birçok kişinin kayıt dışına kaçtığı tespiti üzerinden yeni bir model hazırlanıyor.
Mevzuata dönüştürülmesi planlanan reform taslağında öne çıkan başlıklar:
• Aylık Bağlama Oranı (ABO) Yükselecek: Mevcutta yüzde 2 olarak uygulanan Aylık Bağlama Oranı’nın artırılması planlanıyor.
• 25 Yılı Aşan Sürelere Ek Oran: 25 yılını dolduran veya aşan sigortalıların emekli aylıklarına ilave puan verilmesi, 25 yılı aşan her hizmet yılı için "ek prim teşviki" formülünün işletilmesi hedefleniyor.
• Kısmi ve Normal Emekliliğe Farklı Taban: Kısmi emeklilik ile tam çalışma süresini doldurarak emekli olanların taban maaşlarının birbirinden ayrıştırılması üzerinde çalışılıyor.
17 MİLYON EMEKLİ İÇİN KRİTİK SÜREÇ
Enflasyonla mücadele ve bütçe disiplini gerekçeleriyle uzun süredir ertelenen taleplerin, sayısı 17 milyona yaklaşan emekli kitlesinin geçim şartları gözetilerek yeniden önceliklendirildiği belirtiliyor.
Ekonomi çevreleri, yapılacak nominal maaş artışlarının fiyat artışlarıyla erimemesi ve bir "ücret-enflasyon sarmalı" yaratmaması için bütçedeki kamu harcamalarının dengelenmesinin ve reel satın alma gücünün korunmasının şart olduğuna dikkat çekiyor.