Orta Doğu’da tansiyonun "önleyici saldırı" ve "misilleme" kıskacına girmesi, Türkiye için hem coğrafi hem de ekonomik bir ateş çemberi anlamına geliyor.

ABD’nin devreye aldığı ağır yaptırım paketi ve bölgedeki askeri hareketlilik, Ankara’yı "stratejik denge" sınavına zorlarken, Türk halkının cüzdanına yansımaları kaçınılmaz görünüyor.

Reklam
Reklam

İşte gayrimenkulden akaryakıta, enflasyondan tüketime bu krizin Türkiye panoramasındaki olası etkileri…

AKARYAKIT VE ENERJİ: "POMPA FİYATLARINDA FIRTINA KAPIDA"

Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının büyük kısmını ithal eden bir ülke olarak bu tür çatışmalara en hassas noktadan bağlı.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi ve olası bir arz kesintisi, Brent petrolü 100 doların üzerine taşıyabilir.

Reklam
Reklam

Dolar kurundaki artışla birleşen petrol yükselişi, akaryakıt fiyatlarında "zincirleme zam" etkisi yaratacaktır. Bu da ulaşımdan lojistiğe, gıdadan tekstile her ürünün maliyetine doğrudan binecektir.

GAYRİMENKUL: "GÜVENLİ LİMAN MI, YOKSA DURAKLAMA MI?"

Gayrimenkul sektörü, bu çatışmadan iki yönlü etkilenebilir:

• Talep Kayması: Bölgedeki istikrarsızlık, Orta Doğulu sermayenin daha güvenli gördüğü Türkiye’ye "kaçış" yapmasına neden olabilir (özellikle vatandaşlık veya yatırım amaçlı konut alımı).

Reklam
Reklam

• İnşaat Maliyetleri: Çelik, enerji ve lojistik maliyetlerinin artması, yeni projelerde fiyatların daha da yukarı gitmesine yol açacaktır. Halk için ev sahibi olmak, artan kredi faizleri ve maliyetlerle birlikte "zorun zoru" haline gelebilir.

FİNANS VE BORSA: "VOLATİLİTE KABUSU"

Borsa İstanbul (BIST 100), zaten iki haftadır süren düşüş eğilimindeyken bu jeopolitik şoku "riskli varlıklardan kaçış" olarak fiyatlayabilir.

Reklam
Reklam

ABD yaptırımlarının bölge ticaretini kısıtlaması, Türkiye’nin ihracat kanallarını daraltabilir ve döviz arzında baskı yaratabilir.

Enerji maliyetlerindeki her 10 dolarlık artışın Türkiye enflasyonuna doğrudan yansıması, hayat pahalılığının bahar aylarında da gündemin birinci maddesi olacağını gösteriyor.

VATANDAŞI NELER BEKLİYOR?

Gıda fiyatları hem enerji maliyetleri hem de mevsimsel geçişlerin etkisiyle artış trendini koruyabilir.

Reklam
Reklam

Belirsizlik ortamı, hanehalkının harcamalarını kısmasına ve "bekle-gör" politikasına geçmesine neden olacaktır. Bu da perakende sektöründe geçici bir durgunluk yaratabilir.

TÜRKİYE’NİN "ARABULUCU" KOZU

Ekonomik risklerin yanında Türkiye’nin jeopolitik konumu, krizin yönetilmesinde anahtar rol oynuyor.

Ankara'nın arabuluculuk girişimleri başarılı olursa, bu durum Türkiye'nin "güvenli bölge" imajını güçlendirerek yabancı yatırımcı nezdinde pozitif bir ayrışma sağlayabilir.

Reklam
Reklam

Özetle; Orta Doğu’da tetiğe basılan her silah, Türkiye’de bir maliyet artışı olarak yankılanıyor. Mart ayı, Türk yatırımcısı ve tüketicisi için "kemer sıkma" ve "stratejik varlık koruma" dönemi olacak gibi görünüyor.