Orta Doğu'daki çatışmalar küresel enerji piyasalarını sarstı. Brent petrolün varil fiyatı son bir ayda yüzde 45 artarak 112 dolara dayandı. Bu tablo, hem dünyada hem de Türkiye'de yatırımcıları zor bir karar noktasında bıraktı: Paramı nereye koyayım?

Reklam
Reklam

MERKEZ BANKASI FRENE BASTI

TCMB, Mart 2026 toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı. Bu karar, beş ardışık indirimden sonra gelen ilk "duraklama" kararıydı. Merkez Bankası'nın mesajı netti: Enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu tehdit ettiği sürece indirim yok. TCMB'nin açıklamasında "enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacak" ifadesine yer verildi. Yani faiz artışı da masadan kalkmış değil.

ENFLASYON NE DURUMDA?

TÜİK verilerine göre Şubat 2026'da yıllık enflasyon yüzde 31,53 olarak gerçekleşti. Kulağa iyi gibi gelse de bağımsız araştırmacılar farklı düşünüyor. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise aynı dönem için yıllık enflasyonu yüzde 54,14 olarak açıkladı. Hangi rakama inanırsanız inanın, tablo şu: Bankadan alınan en yüksek mevduat faizi yüzde 44-45 civarında. Bankaların bu yüksek oranları çoğunlukla yeni müşterilere yönelik kampanyalar kapsamında sunduğu, mevcut müşterilere uygulanan mevduat faizlerinin ise genellikle daha düşük seviyelerde kaldığı belirtiliyor.

Reklam
Reklam

Yani bankaya koşmadan önce iki kez düşünmek gerekiyor.

PETROL ŞOKU HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİYOR MU?

Analistler, petrol fiyatlarındaki artışa paralel olarak akaryakıt fiyatlarında görülebilecek zamların enflasyon tahminleri üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtiyor. Yıl sonu enflasyon tahminlerine yönelik yukarı yönlü risklerin belirgin biçimde arttığı değerlendiriliyor.

Bu zincirleme şöyle işliyor: Petrol pahalanır → akaryakıt zammı gelir → nakliye maliyeti artar → markette her şey pahalanır. Sonuç: Enflasyon düşmez, faiz indirim planı askıya alınır, mevduatın reel getirisi erir.

BORSADA NE OLUYOR?

BİST 100, Şubat'ta 14.300 rekorundan bu yana Mart'ta 12.700'e geriledi. Kısa vadede hareketli ve riskli bir tablo. Ancak uzun vadeli bakış farklı bir resim çiziyor. Ekonomistlerin 2026 yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 24,16 seviyesinde; bu oran enflasyonda kademeli bir gerileme beklentisine işaret ediyor. Enflasyon düşerse faiz de inecek. Faiz inince borsa tarihsel olarak güçlü yükselişler yaşıyor.

Reklam
Reklam

ALTIN SESSİZ SEDASIZ REKOR KIRIYOR

Tüm bu karmaşanın ortasında altın yatırımcısı sessiz sedasız kazanmaya devam ediyor. Küresel belirsizlik, petrol şoku ve jeopolitik riskler altını güvenli liman olmaya itiyor. Gram altın bu yıl içinde yüzde 30'u aşkın değer kazandı.

6.480,59 6.481,50 % 0.99 12:50
201.595,77 201.674,17 % 1.01 13:04
4.533,67 4.534,30 % 0.89 13:05
10.368,94 10.597,26 % 0.99 12:50
20.671,42 21.192,82 % 0.98 12:50
41.475,76 42.259,40 % 0.99 12:50
43.924,00 44.588,00 % -0.57 12:39
Tüm Altın Fiyatları

PEKİ NE YAPMALI?

Her yatırımcının durumu farklı, ama genel tablo şu:

Reklam
Reklam

Kısa vadeli, risk almak istemeyenler için: Yüksek faizli mevduat veya para piyasası fonu hâlâ mantıklı. Ancak bankayla pazarlık etmeyi unutmayın; standart faiz oranları kampanya faizinin çok altında. Orta ve uzun vadeli düşünenler için: Borsa ucuz değerlemeleriyle fırsat sunuyor, ancak dalgalanmaya hazırlıklı olmak şart. Altın ise her iki profil için de portföyde tutulabilecek güvenli seçenek olmayı sürdürüyor.

Bakan Şimşek'in ifadesiyle, "Jeopolitik gerginliklerle artan enerji fiyatları nedeniyle 2026 yılında cari açık program öngörülerimizin üzerinde gerçekleşebilir" ama güçlenen makroekonomik temeller bu artışın yönetilebilir olduğuna işaret ediyor.

Kısacası: Sabırsız olan faize, stratejik düşünen borsaya, ikisinden de emin olamayan altına bakıyor.

Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir.