Washington ve Tahran arasında yaklaşık 3,5 aydır devam eden ve küresel piyasaları baskı altında tutan savaşta tarihi bir dönüm noktasına gelindi.

İki tarafın da diplomatik bir mutabakata hiç olmadığı kadar yaklaştığı belirtilirken, barış anlaşmasının imzalanacağı tarih ve konuma ilişkin uluslararası basından çarpıcı iddialar peş peşe geldi.

Reklam
Reklam

REUTERS VE BLOOMBERG: "EN ERKEN PAZAR GÜNÜ CENEVRE'DE"

Reuters'ın Bloomberg kaynaklarına dayandırdığı kulis haberine göre ABD ve İran, gelecek hafta düzenlenecek olan kritik G7 zirvesi öncesinde resmi barış anlaşmasını imzalamayı planlıyor.

Diplomatik kaynaklar, İsviçre'nin Cenevre kentinin bu tarihi imza törenine ev sahipliği yapacak muhtemel konum olarak değerlendirildiğini ve sürecin en erken önümüzdeki pazar günü resmiyete dökülebileceğini iddia etti.

Anlaşma beklentisi küresel piyasalarda "her şeyin sil baştan" yazılacağı bir iyimserlik dalgası başlatsa da Tahran kanadından iddialara ilişkin temkinli bir açıklama geldi.

İRAN’DAN YALANLAMA

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, İranlı müzakere heyetine yakın üst düzey bir kaynağa dayandırdığı haberle pazar günü imza atılacağı yönündeki iddiaları net bir dille yalanladı.

Reklam
Reklam

Haberde, ABD Başkanı Donald Trump ve bazı uluslararası medya kuruluşları tarafından ortaya atılan "Anlaşma nihayete ulaştı, pazar günü Cenevre'de imzalanacak" şeklindeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

İran makamlarının önlerindeki taslak metin üzerindeki incelemelerini ve hukuki değerlendirmelerini hala sürdürdüğü, konuyla ilgili henüz nihai bir karar alınmadığı özellikle vurgulandı.

MASADAKİ MUTABAKAT ZAPTI NELERİ İÇERİYOR?

İran’ın bir diğer önemli yayın organı Mehr Haber Ajansı ise iki ülke arasında olgunlaşan mutabakat zaptının perde arkasındaki kritik maddelerini dünya kamuoyuna duyurdu. Taslak metne göre tarafların taahhütleri ve masadaki sıcak başlıklar şunlar:

Reklam
Reklam

• Yaptırımların Kaldırılması ve Engellerin Sonu: Anlaşma; İran üzerindeki ABD yaptırımlarının kaldırılmasını, petrol ambargolarının son bulmasını ve İran'ın uluslararası bankalarda dondurulmuş haldeki milyarlarca dolarlık varlığının serbest bırakılmasını içeriyor.

• Askeri Geri Çekilme: ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi ve bölgedeki deniz ablukasının tamamen sona erdirilmesi taahhüt ediliyor.

• Kritik Hürmüz Boğazı: Küresel enerji koridorunun kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle güvenli ticari trafiğe açılması hedefleniyor.

• Müzakere Kapsamı: Nihai görüşmelerde nükleer program ve ekonomik başlıklar odağa alınırken, İran'ın füze programına ilişkin hassas konular ise görüşmelerin tamamen dışında tutulacak.

HÜRMÜZ'ÜN KONTROLÜ VE 60 GÜNLÜK NÜKLEER DETAYI

İran resmi haber ajansı IRNA ise askeri ve stratejik dengelere ilişkin çarpıcı bir detay paylaştı. IRNA'nın haberine göre İran, ABD ile yapılan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün devrine ilişkin hiçbir taahhütte bulunmadı.

Reklam
Reklam

Boğazın gelecekteki kontrol ve güvenlik stratejisinin, İran ile Umman arasında ikili diyalog ve ortak kararlarla bölgesel bir çerçevede yürütüleceği aktarıldı.

Ayrıca haberde, nükleer konularda henüz tam bir uzlaşı sağlanamadığı, bu başlığa ilişkin detaylı görüşmelerin anlaşmanın imzalanmasını takip eden 60 gün içerisinde özel bir takvimle ele alınacağı belirtildi.

Taslak halindeki bu tarihi metnin yürürlüğe girmesi için her iki ülkenin de en üst düzey yasal makamlarının onayından geçmesi gerekiyor.