HSBC Varlık Yönetimi analistleri, piyasaların "klasik senaryoyu" terk ettiğine dikkat çekiyor.
Normal şartlarda Orta Doğu'daki çatışmaların altını zirveye taşıması beklenirken, sarı metal mart ayında yüzde 15 değer kaybetti.
Analistler bu durumu iki ana nedene bağlıyor:
• Doların Dominansı: Güçlenen ABD doları, yabancı alıcılar için maliyeti artırdı.
• Fırsat Maliyeti: Şahinleşen faiz politikaları, getiri sağlamayan altına karşı nakitte kalmanın cazibesini artırdı.
"SAHİPLİK EL DEĞİŞTİRDİ, OYNAKLIK KAPIDA"
HSBC’nin Baş Değerli Metaller Analisti James Steel, altının artık perakende yatırımcılar ve kaldıraçlı işlem yapan oyuncuların elinde yoğunlaştığını belirtiyor.
Steel’e göre piyasa stresi yaşandığında bu grup varlıklarını hızla tasfiye etmek zorunda kalıyor, bu da altını bir "güvenli liman"dan ziyade "riskli bir varlık" gibi dalgalanan bir enstrümana dönüştürüyor. James Steel, durumu şöyle özetliyor:
"Altının kalitesi veya güvenli liman olması, sert dalgalanmalar yaşamayacağı anlamına gelmez. 2026'nın anahtar kelimesi: Oynaklık."
10 YILLIK TAHVİLLERLE BAĞLAR KOPUYOR MU?
Steel, altının 2022'den bu yana geleneksel korelasyonlarını kırdığını ifade etti.
Eskiden ABD 10 yıllık reel faiz oranlarıyla ters orantılı hareket eden altın, artık bu duyarlılığını kaybediyor.
Bu kopuşun arkasında ise devasa merkez bankası alımları ve artan bireysel talep yatıyor.
Merkez bankalarının dolar rezervlerini çeşitlendirme isteği, alımları geçmiş 10 yılın ortalamasının 3 katına kadar çıkarmış durumda.
REEL ZİRVE HEDEFİ: 3.400 DOLAR
Haberlerde sıkça duyulan "yeni rekor" söylemlerine farklı bir perspektif getiren Steel, yatırımcıları enflasyondan arındırılmış (reel) rakamlara bakmaya davet etti.
1980 yılındaki 850 dolarlık zirvenin bugünkü karşılığının yaklaşık 3.400 dolar olduğunu hatırlatan analist, nisan ayında bu seviyelerin üzerinin test edildiğini, dolayısıyla mevcut geri çekilmelerin boğa piyasasını sona erdirmediğini belirtti.
SONUÇ: PORTFÖYDE ÇEŞİTLENDİRME ŞART
HSBC analistleri, küresel bazda devam eden "dolardan kaçış" (dedolarizasyon) sürecinin altını uzun vadede hala cazip kıldığını ancak son dönemdeki volatilite nedeniyle yatırımcıların sadece altına güvenmek yerine, geniş tabanlı bir portföy çeşitlendirmesine gitmeleri gerektiğini önemle vurguluyor.
Yasal Uyarı: Bu haber metni, HSBC analizlerinin derlenmesiyle oluşturulmuştur ve yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

