Altın fiyatlarında son günlerde yaşanan sert satışlara rağmen RBC Capital Markets, değerli metalde yükseliş beklentisini korudu. Banka, yatırımcı talebi ve merkez bankalarının alımlarının altını desteklemeye devam edeceğini belirterek ons fiyatının yıl sonuna doğru 5 bin dolara yaklaşmasını beklediğini açıkladı.
Altının ons fiyatı 2 Eylül 2026 çarşamba bugün 3 haftanın en düşük seviyesine inerek TSİ 12.52 itibarıyla 4.309,47 doları gördü. Altın, ağustos ayını yaklaşık 4 bin 450 dolar seviyesinde tamamlamıştı.
ABD tahvil faizlerindeki sert yükseliş, doların güçlenmesi ve piyasalarda eylül ayında Fed'in faiz artıracağı beklentisinin yaklaşık yüzde 66'ya çıkması altın üzerinde satış baskısını artırdı. Spot altın yüzde 2'nin üzerinde değer kaybederek 3 haftanın en düşük seviyesine geriledi.
RBC ise yaşanan satışların ardından altına ilişkin orta vadeli beklentisini değiştirmedi.
"ALTIN 4.500-5.000 DOLAR ARALIĞINDA KALACAK"
RBC, altının 2026'nın geri kalanının büyük bölümünde 4 bin 500 ile 5 bin dolar arasında hareket edeceği görüşünü yüksek güvenle koruduğunu bildirdi.
Banka, yıl sonu için 2026 yüksek senaryosundaki 4 bin 929 dolarlık ons altın tahminine ağırlık veriyor.
2027 için ise daha güçlü bir görünüm öngörülüyor. RBC'nin yüksek senaryosunda gelecek yıl için ortalama ons altın fiyatı 5 bin 296 dolar seviyesinde bulunuyor.
Mevcut yaklaşık 4 bin 355 dolarlık fiyat dikkate alındığında RBC'nin 4 bin 929 dolarlık yıl sonu senaryosu, altında yaklaşık yüzde 13'lük yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
WARSH'IN AÇIKLAMALARI SONRASI DA TAHMİN DEĞİŞMEDİ
RBC, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'daki açıklamalarının ardından altında yaşanan geri çekilmenin temel görünümü değiştirmediğini düşünüyor.
Banka, Warsh'ın Jackson Hole açıklamalarının altın fiyatlarını aşağı çektiğini ancak altın açısından temel koşullarda gerçekten bir değişiklik olup olmadığının belirsiz olduğunu belirtti.
RBC'ye göre ABD Hazine tahvili piyasasındaki stres, mevcut yüksek faizlerin altın üzerindeki olumsuz etkisinden daha güçlü bir destek unsuru olabilir.
Bu görüş, son piyasa hareketleriyle birlikte yeniden test ediliyor. ABD tahvil faizlerinin yükselmesi ve doların güçlenmesi altındaki satışları hızlandırırken, piyasalarda Fed'in eylül ayında faiz artırma ihtimali yaklaşık yüzde 66 seviyesine çıktı.
YATIRIMCI TALEBİ YENİDEN GÜÇLENİYOR
RBC'nin altındaki yükseliş beklentisinin önemli dayanaklarından birini yatırımcıların yeniden piyasaya dönmesi oluşturuyor.
Banka, üçüncü çeyrekte şimdiye kadar yatırımcı akımlarında yönün değiştiğine dikkat çekti. Altına dayalı ETP'lere girişlerin temmuz ortasından itibaren hızlandığı, özellikle ağustos ayında güçlü bir artış yaşandığı belirtildi.
Son bir aylık dönemde bütün bölgelerde pozitif para girişleri görüldü.
RBC, 2026 yılının tamamında altına dayalı ETP'lere net 208 tonluk giriş gerçekleşmesini bekliyor.
MERKEZ BANKALARINDAN 745 TONLUK ALTIN TALEBİ BEKLİYOR
Altın fiyatlarını destekleyen bir diğer önemli unsurun merkez bankaları olmaya devam etmesi bekleniyor.
RBC, 2026 yılında resmi sektör kaynaklı altın talebinin 745 ton olacağını tahmin ediyor.
Banka, merkez bankalarının ve diğer resmi kurumların altın talebinin 2027 yılında ise 2026 seviyesinin bir miktar üzerine çıkmasını bekliyor.
ETF varlıklarında ve spekülatif pozisyonlarda son dönemde görülen artış da yatırımcıların altına yönelik ilgisinin yeniden güçlendiğine işaret ediyor.
"ALTIN YIL SONUNA DOĞRU 5 BİN DOLARA İLERLEYECEK"
RBC, küresel ekonomideki belirsizliklerin, borç piyasasına ilişkin endişelerin, doların görünümünün ve yatırımcı talebindeki toparlanmanın altını desteklemeye devam edeceği görüşünde.
Banka, orta vadede ons altında 4 bin 500-5 bin dolar aralığını "ideal bölge" olarak görmeye devam ediyor.
RBC'nin temel beklentisi, altının 2026 sonundan önce kademeli olarak 5 bin dolara yaklaşması ve 2027 yılında daha yüksek seviyelere çıkması yönünde.
Bununla birlikte kısa vadede yüksek tahvil faizlerinin satış baskısını sürdürüp sürdürmeyeceği yakından izlenecek. RBC'nin tahmininin gerçekleşmesinde doların seyri, ABD borç piyasasına yönelik endişeler, yatırım fonlarına para girişleri ve merkez bankalarının altın talebi belirleyici olacak.