Altın piyasasında son yıllarda hızlanan merkez bankası alımları, küresel rezervlerin dağılımında yeni bir tablo ortaya çıkardı. 2025 yılı sonunda merkez bankalarının elindeki altın rezervlerinin değeri 4 trilyon dolara ulaşarak yabancı resmi kurumların tuttuğu 3,9 trilyon dolarlık ABD Hazine tahvillerini geride bıraktı. Altının rezervlerdeki ağırlığı artarken, merkez bankalarının gelecek dönemde izleyeceği politika fiyatların seyri açısından belirleyici olacak.

Reklam
Reklam

ALTIN REZERVLERİ 4 TRİLYON DOLARA ULAŞTI

2025 yılı sonu itibarıyla merkez bankalarının sahip olduğu altın rezervlerinin toplam değeri 4 trilyon dolara çıktı. Böylece altın, yabancı resmi kurumların elindeki 3,9 trilyon dolarlık ABD Hazine tahvillerinin üzerine çıktı.

Söz konusu değişim, küresel rezervlerde altının payının geldiği noktayı gösterirken, bundan sonraki süreçte merkez bankalarının alımlarını sürdürüp sürdürmeyeceği altın piyasasının ana gündemlerinden biri olacak.

MERKEZ BANKALARI YILDA ORTALAMA 1.000 TON ALTIN ALDI

Dünya Altın Konseyi'nin 2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi'ne göre merkez bankaları son dört yılda yıllık ortalama 1.000 ton altın satın aldı.

Bu rakam, önceki 10 yıllık dönemde kaydedilen ortalama alım hızının yaklaşık iki katına karşılık geliyor.

Reklam
Reklam

Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 45'i önümüzdeki 12 ay içerisinde kendi altın rezervlerini artırmayı bekliyor. Katılımcıların yüzde 89'u ise küresel merkez bankası altın rezervlerinin genel olarak büyümeye devam edeceği görüşünde.

5 YILLIK BEKLENTİDE ALTININ PAYI ARTABİLİR

Merkez bankalarının uzun vadeli beklentilerinde de altının rezervlerde daha fazla yer kaplayacağı öngörüsü ağırlık kazanıyor.

Ankete katılanların yüzde 84'ü önümüzdeki beş yıl içerisinde altının küresel rezervlerdeki payının artacağını düşünüyor.

Katılımcıların yüzde 74'ü ise aynı dönemde ABD dolarının küresel rezervlerdeki payının azalmasını bekliyor.

Bu beklentiler, merkez bankalarının altını yalnızca dönemsel bir güvenli liman aracı olarak değil, rezerv çeşitlendirmesinde uzun vadeli bir varlık olarak değerlendirmeye devam edebileceğini gösteriyor.

Reklam
Reklam

FED'DEN ALTIN REZERVLERİ İÇİN TEMKİNLİ YORUM

Fed ise altının ABD Hazine tahvillerinin değerini geride bırakmasının tek başına merkez bankalarının dolardan hızlı biçimde uzaklaştığını göstermediği görüşünde.

Fed'in değerlendirmesine göre tablonun oluşmasında yalnızca merkez bankalarının gerçekleştirdiği yeni altın alımları değil, altın fiyatlarında yaşanan güçlü yükseliş de etkili oldu.

Altının fiyatı yükseldikçe merkez bankalarının daha önce sahip olduğu rezervlerin dolar cinsinden değeri de arttı. Bu nedenle 4 trilyon dolarlık büyüklüğün tamamını yeni altın talebiyle açıklamak mümkün değil.

Reklam
Reklam

ALTIN FİYATLARI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Rezervlerde yaşanan değişimin tek başına altın fiyatlarında yeni bir yükselişi garanti etmediği belirtiliyor. Bundan sonraki fiyatlama açısından merkez bankalarının piyasadan yüksek miktarlarda fiziki altın almaya devam edip etmeyeceği önem taşıyor.

Son dört yıldaki yıllık ortalama 1.000 tonluk alım temposunun korunması, altın piyasasında uzun vadeli ve yüksek hacimli bir talep kaynağının devam etmesi anlamına gelebilir.

JEFFERIES'TEN ALTIN İÇİN 5 BİN DOLAR TAHMİNİ

Altın fiyatlarına ilişkin tahminler de merkez bankalarının rezerv politikalarıyla birlikte izleniyor. Wall Street'in önde gelen yatırım kuruluşlarından Jefferies, ons altının yıl sonuna kadar 4.650 dolara ulaşabileceğini öngörüyor.

Kurum, ABD'deki mali açığın büyümesi, doların küresel rezervlerdeki payının azalması ve merkez bankalarının altın alımlarını hızlandırması durumunda ons fiyatının 5.000 doların üzerine çıkabileceğini değerlendiriyor.

Reklam
Reklam

Jefferies, 2027'nin ilk yarısı için daha önce açıkladığı 5.000 dolarlık ons altın tahminini de değiştirmedi.