Alüminyum fiyatları, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik belirsizliklerle yükselişini yedinci işlem gününe taşıdı. Londra Metal Borsası'nda (LME) fiyatlar 23 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyelerine ulaşırken, Şanghay seansında alüminyumun tonu 3.337 dolara kadar çıktı. Piyasada bir yandan 1990'dan bu yana en düşük seviyeye gerileyen stoklar izlenirken, diğer yandan küresel arz açığının 900 bin tonu aşabileceği uyarısı dikkat çekti.
ALÜMİNYUMDA YÜKSELİŞ 7. GÜNE TAŞINDI
Orta Doğu'da barış anlaşmasına yönelik umutların zayıflaması metal piyasalarında fiyatlamaları etkiliyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak hızlı bir uzlaşı ihtimalinin azalmasıyla alüminyum fiyatları üst üste yedinci işlem gününde de yükseldi.
Orta Doğu kaynaklı metal arzının öngörülebilir gelecekte kısıtlı kalabileceğine ilişkin endişeler fiyatlara destek verirken, LME'deki vadeli işlemler yüzde 1'e varan yükselişle 23 Haziran'dan bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı.
Şanghay seansında ise alüminyumun ton fiyatı 3.337 dolara kadar yükseldi.
ABD VE İRAN ARASINDA TAZMİNAT GERİLİMİ
Piyasadaki hareketin merkezinde ABD ile İran arasındaki müzakerelerin seyri bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın pazartesi günü Tahran yönetimi tarafından öldürülen kişiler için tazminat da dahil olmak üzere kapsamlı talepler sıralaması tarafların pozisyonlarını yeniden sertleştirdi.
İran'ın da kendi tazminat taleplerini yinelemesinin ardından ABD'nin sunduğu yeni koşulların Tahran tarafından reddedilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Karşılıklı talepler, çatışmayı sona erdirecek nihai bir anlaşmaya ulaşılmasının daha uzun sürebileceği beklentisini güçlendirdi.
KÜRESEL ALÜMİNYUM ÜRETİMİNİN YÜZDE 10'U RİSK ALTINDA
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler alüminyum piyasası açısından kritik önem taşıyor. Savaş öncesinde Orta Doğu, küresel alüminyum üretiminin yaklaşık onda birini, yani yüzde 10'unu karşılıyordu.
Bölgedeki sevkiyatların normalleşmesine yönelik umutların azalması, küresel arz endişelerinin de canlı kalmasına neden oluyor.
Çinli emtia şirketi Xiamen C&D Incorporated'ın Demir Dışı Metaller Araştırma Başkanı Yan Weijun, müzakerelerin pürüzsüz ilerlememesinin alüminyum fiyatlarını desteklemeye devam edeceğini değerlendirdi.
ALÜMİNYUM STOKLARI 1990'DAN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYEDE
Jeopolitik risklerin yanı sıra küresel stoklardaki sert düşüş de fiyatları destekleyen bir diğer unsur.
Çin ve Endonezya'da devreye giren yeni üretime rağmen LME depolarındaki alüminyum stokları gerilemeye devam etti.
Depolardaki stok miktarı yaklaşık 250 bin tona inerek Kasım 1990'dan bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi. Düşük stok seviyesi, Orta Doğu kaynaklı arzın normale dönmemesi ihtimaliyle birleşerek piyasadaki sıkışıklık endişelerini artırdı.
HAZİRAN SONUNDAN BU YANA YÜZDE 8'DEN FAZLA YÜKSELDİ
Alüminyum fiyatları savaşın ilk döneminde sert yükselmiş, müzakerelere yönelik olumlu haberlerin ardından ise geri çekilmişti.
Ancak görüşmelerin uzaması ve ABD'de faiz artırım beklentilerinin zayıflamasıyla fiyatlar yeniden yönünü yukarı çevirdi. Alüminyum, Haziran sonundan bu yana yüzde 8'in üzerinde değer kazandı.
Son hareketle birlikte 7 günlük yükseliş serisi oluşurken, fiyatların yönü açısından Hürmüz Boğazı ve ABD-İran müzakereleri yeniden belirleyici hale geldi.
NORSK HYDRO'DAN 900 BİN TONLUK ARZ AÇIĞI UYARISI
Avrupa'nın önde gelen alüminyum üreticilerinden Norsk Hydro ASA ise Hürmüz Boğazı'ndaki durumun devam etmesi halinde küresel piyasada oluşabilecek açığın boyutuna dikkat çekti.
Şirket, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen ticaretin normalleşmemesi durumunda küresel alüminyum pazarındaki yıllık arz açığının 900.000 tonun üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu.