Küresel piyasalar, 5 Mayıs 2026 sabahına altındaki sert geri çekilmeyle uyandı. Güvenli limanda yaşanan yüzde 2,4’lük kayıp, yatırımcıları "Bu bir alım fırsatı mı?" sorusuna yöneltti.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırması ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin füze tehditlerine karşı hava savunma sistemlerini devreye alması, enerji piyasalarını ateşe verdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın nakliye yollarını korumaya yönelik yeni planı henüz piyasaları yatıştırmaya yetmedi.
TD Securities Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Bart Melek, yüksek seyreden petrol ve gübre fiyatlarının çekirdek enflasyonu körükleyeceğini belirterek şu uyarıda bulundu:
"Eğer petrol sorunu devam ederse, Fed’in bir sonraki hamlesi büyük olasılıkla bir faiz artırımı olacaktır. Bu senaryo doları güçlendirirken, altını baskı altında tutmaya devam eder."
TEKNİK ANALİZ: DESTEK VE DİRENÇ SEVİYELERİ
Altın fiyatlarında düşüşün derinleşmemesi için kritik seviyeler takip ediliyor. Analistlere göre güncel teknik tablo şu şekilde:
• Destek Noktaları: Aşağı yönlü harekette 4.482 dolar (31 Mart seviyesi) en kritik eşik. Bu seviyenin kırılması durumunda 4.420 dolar seviyelerine kadar sarkma beklenebilir.
• Direnç Noktaları: Olası bir toparlanmada 4.580 dolar ilk engel olarak görülürken, kalıcı bir yükseliş için 4.650 dolar seviyesinin üzerinde kapanışlar aranacak.
DEV KURUMLARIN HEDEF FİYATLARI
Büyük finans kuruluşları, yaşanan bu oynaklığın ardından 2026 yılı sonu beklentilerini revize etmeye başladı.
Goldman Sachs’ın 2026 sonu ons hedefi 4.800 dolar olurken, JP Morgan’ın 4.650 dolar ve TD Securities’in 4.450 dolar seviyelerinde kayda geçti.
Bank of America (BofA) ise kısa vadeli baskılara rağmen altının 12 aylık süre zarfında 6.000 dolar seviyesine ulaşmasını bekliyor.
UBS, fiyatların 5.900 dolar seviyesine kadar tırmanabileceğini beklerken; HSBC ise stagflasyon riskine karşı en güçlü kalkanın hala altın olduğu görüşünde.
YATIRIMCIYI NE BEKLİYOR?
Bu hafta gözler ABD Hazine Bakanlığı'nın borçlanma planlarında ve açıklanacak aylık istihdam verilerinde olacak.
Avrupa Merkez Bankası’nın haziranda faiz artışına gideceğine dair sinyaller ve ABD’de faiz indirimi umutlarının sönmesi, altının üzerindeki "ayı piyasası" baskısını bir süre daha diri tutabilir.
Altın, 31 Mart'tan bu yana en kırılgan dönemini yaşıyor. Kısa vadeli al-sat yerine, makroekonomik verilerin netleşmesini beklemek stratejik bir tercih olabilir.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.