Küresel emtia piyasalarında 2026 yılının en çok tartışılan enstrümanı şüphesiz altın oldu.
Yılın başlarında agresif bir yükseliş grafiği çizerek ocak ayında zirve yapan spot altın, mart ayı sonlarında ivme kaybederek 4.170 dolar/ons seviyesi ile yılın en düşük seviyesini test etti.
Şu sıralar yatay bir bantta sıkışan değerli metal için dev yatırım bankaları ile teknik göstergeler iki farklı senaryoya işaret ediyor.
Piyasalardaki kısa vadeli sessizliğe rağmen JP Morgan Küresel Araştırma analistleri, altının orta ve uzun vadeli geleceğinden oldukça umutlu. Bankanın yayımladığı son rapora göre:
• Ons altın fiyatlarının 2026'nın son çeyreğinde ortalama 6.000 dolar seviyesine ulaşması bekleniyor.
• Yükseliş trendinin 2027 yılında da devam edeceği ve fiyatların 6.300 dolar sınırına kadar tırmanacağı öngörülüyor.
Ancak JP Morgan Temel ve Değerli Metaller Bölümü Başkanı Greg Shearer, madalyonun diğer yüzüne de dikkat çekiyor.
Shearer, altının şu anda teknik bir çıkmazda olduğunu belirterek, "Altın, 4.340 dolar civarındaki 200 günlük hareketli ortalamasının üzerinde ağır adımlarla ilerlerken, 4.730 dolarlık 50 günlük hareketli ortalamasının altında baskılanıyor. Fed'in enerji kaynaklı enflasyon karşısında yeniden faiz artışına gidebileceği endişesi, yatırımcıları şu an için bekle-gör moduna itti" değerlendirmesinde bulunuyor.
Altın Fiyatı Tahminleri:
Kaynak: JP Morgan Emtia Araştırmaları
MERKEZ BANKALARININ "GİZLİ" ALIMLARI VE ÇİN FAKTÖRÜ
Altın fiyatlarını destekleyen en büyük dinamiklerden biri olan merkez bankası alımları, resmi verilere göre yavaşlamış görünüyor. Örneğin; 2026'nın ilk çeyreğinde net alımlar sadece 16 ton olarak bildirilirken, Türkiye mart ayında yaptığı 60 tonluk satışla bu yavaşlamada başı çekti.
Ancak Dünya Altın Konseyi, madalyonun arkasındaki "gizli" tabloyu ortaya koyuyor.
IMF'ye bildirilmesi zorunlu olmayan OTC (tezgah üstü) piyasa verileri ve İsviçre rafinerilerinin sevkiyatları incelendiğinde, alımların aslında azalmadığı, aksine arttığı (ilk çeyrekte 244 ton) tahmin ediliyor.
YAPTIRIM KORKUSU ALTINA YARADI
Bu gizli alımların arkasındaki en büyük aktör ise Çin. 2022 yılında Rusya'nın Batı'daki varlıklarının dondurulmasının ardından, ABD dolarına olan bağımlılığını azaltmak isteyen Çin Halk Bankası, fiziki altın stoklamaya hız verdi.
Çin'in net altın ithalatı 2026'nın ilk çeyreğinde neredeyse üç kat artarak 317 tona ulaştı.
Ayrıca ülkenin dev sigorta şirketlerinin de varlıklarının yüzde 1 ila yüzde 5'ini fiziki altına ayırma izni alması, piyasada devasa bir talep tabanı oluşturuyor.
ALTIN İÇİN EN BÜYÜK RİSK NE?
Her ne kadar jeopolitik krizler (İran-İsrail-ABD üçgeni), bütçe açıkları ve satın alma gücü erozyonu altını desteklese de önündeki en büyük engel yine ABD Merkez Bankası politikaları.
Analistler, altın fiyatlarını tepetaklak edebilecek senaryoyu şu şekilde özetliyor: Eğer ABD ekonomisi ve istihdam piyasası güçlü kalmaya devam ederken enflasyon tırmanırsa, Fed "daha uzun süre yüksek faiz" yerine "yeni bir faiz artırım döngüsü" başlatabilir.
Faiz getirisinin yükseldiği bir ortamda, ham bir getiri sunmayan fiziki altın, Batılı fonların (ETF) satış dalgasıyla karşılaşabilir ve bu durum fiyatlar üzerinde kalıcı bir baskı oluşturabilir.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.