Küresel piyasalarda güvenli liman olarak öne çıkan altın, 2026'nın ilk çeyreğinde sert bir yön değişimi yaşadı. Ocak ayında 5 bin 603 dolarla tarihi zirvesini gören ons altın, kısa sürede yüzde 21'i aşan değer kaybıyla 4 bin 340–4 bin 370 dolar bandına kadar geriledi.
JEOPOLİTİK YÜKSELİŞ, ENFLASYON BASKISINA DÖNDÜ
ABD-İsrail-İran hattındaki gerilim, ilk etapta altın fiyatlarında güçlü bir yükseliş yarattı. Ancak petrol fiyatlarının 108 dolara yaklaşması ve artan enflasyon endişeleri, piyasadaki dengeleri tersine çevirdi. Güvenli liman talebinin yerini, "Yüksek enflasyon ve faiz" kaygısı aldı.
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kısmi kapanmaların enerji fiyatlarını yukarı çekmesi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politika beklentilerini de değiştirdi. Daha önce 2026 için faiz indirimi öngörülürken, beklentiler faizlerin yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tutulacağı yönüne kaydı.
GÜÇLÜ DOLAR ALTINI ZORLUYOR
Faizlerin yüksek kalacağı beklentisi, ABD dolarını son ayların en güçlü seviyelerine taşıdı. Getiri sağlamayan altın ise bu ortamda cazibesini yitirirken, özellikle kısa vadeli yatırımcıların satışları hız kazandı.
Spekülatif pozisyonların çözülmesiyle birlikte düşüş ivmesi artarken, teknik görünüm de zayıfladı.
4 BİN 200 DOLAR KRİTİK EŞİK
Altın fiyatları önemli destek seviyelerini hızlı şekilde aşağı kırdı. 4 bin 938 dolar seviyesindeki Fibonacci desteğinin kaybedilmesiyle satış baskısı derinleşti. Fiyatlar şu anda 4 bin 528 ile 4 bin 163 dolar aralığında dalgalanıyor.
Göreceli Güç Endeksi (RSI) 27 seviyesine gerileyerek aşırı satım bölgesine işaret ediyor. Bu durum kısa vadede tepki yükselişi ihtimalini güçlendiriyor. Ancak piyasaların odak noktası 4 bin 200 dolar seviyesindeki 200 günlük ortalama. Bu seviyenin altına inilmesi, düşüşün kalıcı hale gelebileceğine işaret edebilir.
MERKEZ BANKALARI ALIM TARAFINDA
Vadeli piyasalarda satış baskısı sürse de fiziki altın tarafında görünüm daha dengeli. Özellikle BRICS ülkeleri, fiyatlardaki düşüşü alım fırsatı olarak değerlendiriyor.
Brezilya ve Hindistan başta olmak üzere birçok ülke, dolar bağımlılığını azaltma stratejisi kapsamında altın rezervlerini artırmayı sürdürüyor. ABD'nin yaklaşık 8 bin 100 ton, Çin'in ise 2 bin 300 ton seviyesindeki rezervleri, altının "Yaptırıma karşı sigorta" rolünü öne çıkarıyor.
Öte yandan Dünya Altın Konseyi verilerine göre, 2026 Ocak ayında net alımların 5 tona gerilemesi, talep artış hızında yavaşlamaya işaret ediyor.
UZUN VADEDE BEKLENTİLER GÜÇLÜ
Kısa vadede yaşanan sert geri çekilmeye rağmen, büyük yatırım bankaları altın için uzun vadeli iyimserliğini koruyor. JPMorgan, yıl sonu için 6 bin 300 dolar hedefini sürdürüyor.
ABD'nin açıkladığı 5 günlük ateşkes piyasadaki tansiyonu geçici olarak düşürürken, altın fiyatları 4 bin 370 dolar civarında dengelendi. 26 Mart'ta açıklanacak PMI verileri ise fiyatların yönü açısından kritik önem taşıyor.
Güçlü verilerin gelmesi, faizlerin yüksek kalacağı beklentisini artırarak altını 4 bin 200 dolar seviyesine yaklaştırabilir. Zayıf veriler ise fiyatlarda yeniden 4 bin 500 dolar üzeri bir toparlanmanın önünü açabilir.



