Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, Borsa İstanbul'daki düşüşün tek başına alım fırsatı olmadığını belirterek hisse seçiminde iki kritere dikkat çekti.
Borsa İstanbul'da yaşanan değer kayıpları yatırımcıların gündemindeki yerini korurken, hisselerdeki düşüşlerin alım fırsatı oluşturup oluşturmadığına ilişkin önemli bir değerlendirme geldi. Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Kutay Gözgör, borsada fiyatların gerilemesinin tek başına alım fırsatı anlamına gelmediğini belirterek yatırımcıların şirketlerin finansal performansına ve büyüme potansiyeline odaklanması gerektiğini söyledi.
CNBC-e canlı yayınında değerlendirmelerde bulunan Gözgör, BIST 100 endeksindeki değerlemeleri, piyasadaki likidite koşullarını ve hisse seçiminde belirleyici olabilecek finansal göstergeleri değerlendirdi.
BORSADA DÜŞÜŞ ALIM FIRSATI MI?
Borsa İstanbul'da bazı hisselerin tarihi değerleme seviyelerine yaklaşmasına rağmen bunun kısa vadede yükseliş yaşanacağı anlamına gelmediğini belirten Gözgör, yatırımcıların yalnızca hisse fiyatlarındaki gerilemeye odaklanmaması gerektiğini ifade etti.
Orta ve uzun vadeli yatırımlarda şirketlerin büyüme potansiyelinin, reel olarak değer yaratabilme kapasitesinin ve gelecekteki içsel değerlerinin incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Gözgör'e göre bir hissenin ucuz görünmesi, piyasa fiyatının kısa sürede gerçek değerine ulaşacağını garanti etmiyor.

BORSA İSTANBUL'DA LİKİDİTE SORUNU
Borsadaki işlem hacimlerinde önemli bir gerileme yaşandığını belirten Gözgör, likidite koşullarının hisse fiyatları üzerinde belirleyici olduğunu söyledi.
Likiditenin zayıf olduğu dönemlerde şirketlerin iskontolu işlem görmeye devam edebileceğini ifade eden Gözgör, piyasada devam eden tasfiye sürecinin de alım ve satım dengelerini değiştirdiğine dikkat çekti.
Bu nedenle kısa vadeli fiyat hareketlerinin hızlı biçimde farklılaşabileceğini ve yatırımcıların yalnızca değerleme oranlarına dayanarak karar vermemesi gerektiğini belirtti.

BIST 100'DE TARİHİ DEĞERLEME SEVİYELERİ
Borsa İstanbul'un piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) oranının 1 seviyesine yaklaştığını belirten Gözgör, bunun 2019-2020 döneminden bu yana görülen en düşük seviyeler arasında bulunduğunu ifade etti.
Gözgör, kendi tahminlerinin söz konusu oranın 1'in altına da gerileyebileceğine işaret ettiğini söyledi.
Buna karşılık BIST 100'ün fiyat/kazanç (F/K) oranının tarihsel ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirterek değerleme göstergelerinin birbirinden farklı sinyaller verdiğini vurguladı.
Bu ayrışmanın temel nedenlerinden birinin enflasyon muhasebesi olduğunu ifade etti.

BIST 30 VE BIST 50 HİSSELERİNDE İSKONTO VAR
Gözgör, BIST 30 ve BIST 50 endekslerinde yer alan şirketlerde iskontolu bir görünüm bulunduğunu belirtti.
Ancak bu şirketlerin adil değerlerine ulaşabilmesi için piyasadaki likidite koşullarının iyileşmesi, makroekonomik görünümün destekleyici olması ve şirket bilançolarının güçlü bir performans sergilemesi gerektiğini söyledi.
Gözgör, BIST 100 endeksinin genel bir ortalamayı yansıttığını hatırlatarak önümüzdeki dönemde şirketler arasında daha belirgin ayrışmalar yaşanabileceğini ifade etti.

HİSSE SEÇİMİNDE BU 2 KRİTERE DİKKAT
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, hisse seçiminde özellikle iki finansal göstergeye odaklandığını açıkladı.
1. Ciroda reel büyüme: Şirketin satış gelirlerinin enflasyonun üzerinde artış göstermesi ve reel anlamda büyüme sağlayabilmesi.
2. FAVÖK marjı: Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârlılığını gösteren FAVÖK marjının incelenmesi ve operasyonel kârlılığın değerlendirilmesi.
Enflasyon muhasebesinin şirketlerin net kâr rakamlarında önemli dalgalanmalara neden olabildiğini belirten Gözgör, son bir yıldır hisse seçiminde net kârlılığı öncelikli gösterge olarak değerlendirmediğini söyledi.
Bazı şirketlerde görülen net kâr düşüşlerinin doğrudan operasyonel performanstaki bozulmadan değil, enflasyon muhasebesinin etkilerinden kaynaklanabileceğini ifade etti.

BORSADA DAHA SEÇİCİ YATIRIM DÖNEMİ
Gözgör, enflasyonun üzerinde büyüyebilen ve operasyonel kârlılığını koruyabilen şirketlerin belirlenmesinin önemine dikkat çekti.
Bu kriterleri karşılayan şirket sayısının fazla olmadığını belirten Gözgör, önümüzdeki süreçte yatırımcıların şirket bilançolarını daha ayrıntılı incelemesi gerekeceğini söyledi.
Borsa İstanbul'da endeksin genel hareketinden ziyade şirketlerin temel finansal göstergelerinin belirleyici olabileceğini ifade eden Gözgör, yatırımcılar açısından daha seçici bir döneme girildiğini vurguladı.
Sorumluluk Reddi: Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir. Finansal kararlarınız için bağımsız danışmanlık almanız önerilir.



