ABD finansal sisteminde yıl sonuna girilirken likidite baskısı sert şekilde arttı. Bankaların Fed’in Standing Repo Facility (SRF) kanalına yönelmesiyle repo kullanımı 75 milyar dolara çıkarak 2021’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

ABD’de finansal piyasalarda likidite stresi yeniden gündemde. Federal Rezerv’in bankalara kısa vadeli nakit sağladığı Standing Repo Facility (SRF) kullanımında yıl sonu itibarıyla sert bir sıçrama yaşandı. Verilere göre bankalar, Fed’den yaklaşık 75 milyar dolar borçlanarak bu mekanizmayı rekor düzeyde kullandı.

Bu seviye, SRF’nin 2021 yılında kalıcı hale getirilmesinden bu yana görülen en yüksek kullanım olarak kayıtlara geçti.

Bankalar Özel Piyasadan Çekildi, Fed’e Yöneldi

SRF mekanizması, bankaların devlet tahvillerini teminat göstererek Fed’den kısa vadeli nakit borçlanmasına olanak tanıyor. Yıl sonu bilanço düzenlemeleri nedeniyle bankaların özel kısa vadeli fonlama piyasalarından geri adım atması, Fed kanalı üzerinden likidite talebini artırdı.

Uzmanlara göre bu durum, bankaların yıl sonunda daha güçlü bilançolar sunma isteğinden kaynaklanıyor. Ancak kullanılan tutarın büyüklüğü, piyasalardaki likidite sıkışıklığının mevsimsel etkilerin ötesine geçtiğine işaret ediyor.

ABD’de Likidite Alarmı: Fed’in Acil Repo Kullanımı Rekor Kırdı! 1

Fed Rezervleri 4 Yılın En Düşük Seviyesinde

Likidite baskısının temel nedenlerinden biri de bankaların Fed nezdindeki rezervlerinin yaklaşık 2,9 trilyon dolar ile son dört yılın en düşük seviyesine gerilemiş olması. Bu durum, kısa vadeli fonlama ihtiyacını daha da artırıyor.

Her ne kadar Aralık ayı sonlarında likidite baskıları olağan kabul edilse de, Fed’e yönelen borçlanma miktarı olağan seviyelerin üzerinde seyrediyor.

Fed’den Ek Hamle: Aylık 40 Milyar Dolarlık Tahvil Alımı

Öte yandan Fed, kısa vadeli piyasa stresini azaltmak amacıyla 12 Aralık itibarıyla aylık 40 milyar dolarlık Hazine bonosu alımına başladı. Bu adımın, önümüzdeki dönemde piyasa likiditesini rahatlatması bekleniyor.

Analistler, Fed’in bu hamlesiyle birlikte kısa vadeli fonlama koşullarında kademeli bir iyileşme öngörse de, son verilerin finansal sistemdeki kırılganlığa dair önemli sinyaller verdiğine dikkat çekiyor.