Küresel finans sistemindeki yapısal değişimler ve jeopolitik kırılmalar, 2026 yılında altını sadece bir yatırım aracı değil, bir "zorunlu rezerv" haline getirdi. Ons altında 4.500 doların kapısı aralanırken, gram altın iç piyasada tüm zamanların en hareketli günlerini yaşıyor.

Merkez Bankalarının Değişen Rezerv Stratejisi

2026 yılının ilk çeyreğinde altın fiyatlarını yukarı iten temel güç, Batı ve Doğu blokları arasındaki ekonomik kutuplaşmanın derinleşmesi oldu. Çin, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerin merkez bankaları, rezervlerindeki dolar ağırlığını azaltıp altın payını %25 seviyelerine çekme stratejisini hızlandırdı. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, 2026’nın ilk haftasında görülen talep artışı, son on yılın en yüksek Ocak ayı başlangıcı olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu kurumsal talebin ons fiyatını 4.650 dolar seviyesindeki teknik dirence doğru ittiğini belirtiyor. Eğer bu direnç hacimli bir şekilde aşılırsa, yılın ikinci yarısında 5.200 dolar bandı "yeni normal" haline gelebilir.

İç Piyasada Gram Altın ve Teknik Eşikler

Yurt içinde gram altın, hem ons fiyatındaki ralli hem de dolar/TL’deki kontrollü yükselişten çift yönlü besleniyor. Teknik analizlerde 7.800 TL seviyesi çok güçlü bir destek noktası olarak öne çıkarken, uzmanlar bu seviyenin üzerindeki her kapanışın 9.200 TL hedefini tetikleyeceğini vurguluyor. Kuyumculuk sektöründen gelen bilgiler, fiziksel altın talebinin dijital bankacılık işlemlerinin önüne geçtiğini gösteriyor. Yatırımcılar için "makas aralığı" uyarısı yapan analistler, özellikle kısa vadeli spekülatif hareketlerden kaçınılması gerektiğini, 2026’nın bir "biriktirme yılı" olarak kalacağını ifade ediyor.