OWL Intelligence LTD tarafından Türkiye genelinde 2 bin 200 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen Finansal İyilik Hali Monitörü (FWBM) 2025 Son Çeyrek Araştırması sonuçları yayımlandı. Araştırma, hanehalkının yarısından fazlasının borçlu olduğunu ve borçluluk riskinin bankacılık sistemi dışındaki "enformel" alanlara kayarak derinleştiğini ortaya koydu.

Ekonomim'den İbrahim Ekinci'nin haberine göre 2025 yılının son çeyreğini 44,0 seviyesinde tamamlayan Finansal İyilik Hali Endeksi, 50 olan eşik değerinin altında kalarak hanehalkı tarafında kalıcı bir normalleşmenin henüz gerçekleşmediğini gösterdi. Yıl sonu maaş artış beklentileriyle gelir artışı beklentisi Aralık ayında %39’a yükselse de, toplumun %60’ı hâlâ gelirinde bir artış öngörmüyor.

Çarpıcı rapor: Türkiye de hanelerin yarısından fazlası borçlu! 1

GELİR-GİDER DENGESİ BOZULUYOR

Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri gelir-gider dengesindeki bozulma oldu. Gelirinin giderlerini karşıladığını belirtenlerin oranı, Kasım başındaki %20-23 bandından yıl sonunda %18,6’ya geriledi. Bu durum, beklentiler yükselse de reel bütçelerin daralmaya devam ettiğini kanıtlıyor.

GİZLİ RİSK: AİLE, ARKADAŞ VE ESNAF BORÇLARI

Resmi istatistiklerin ötesinde, "gizli risk alanları" olarak tanımlanan enformel borçlanma kanalları dikkat çekiyor. Borç kompozisyonunda kredi kartı (%34,5) ve bireysel krediler (%23,3) ilk sıralarda yer alırken;

Çarpıcı rapor: Türkiye de hanelerin yarısından fazlası borçlu! 2

ARKADAŞ VE AİLEYE OLAN BORÇLAR: YÜZDE 12,4

Esnaf ve bakkala olan borçlar: %7,1 seviyesine ulaştı. Toplumun yaklaşık %80’inin farklı düzeylerde finansal risk taşıdığı belirtiliyor.

BORÇ BİR "HAYATTA KALMA MEKANİZMASI" HALİNE GELDİ

Borçlu haneler içinde vadesi geçmiş borcu olanların oranı %45-49 bandında seyrediyor. Kredi kartı borcunu sadece asgari tutarla ödeyebilenlerin oranının %38,4, hiç ödeyemeyenlerin ise %6,6 olması, borcun bir finansman aracından ziyade bir hayatta kalma mekanizmasına dönüştüğünü gösteriyor.

Çarpıcı rapor: Türkiye de hanelerin yarısından fazlası borçlu! 3

TÜKETİCİ STRATEJİSİ: KISINTI VE ERTELEME

Vatandaşlar ekonomik sıkışıklığa karşı tüketimi erteleme yoluna gidiyor. Katılımcıların %80,4’ü harcama öncesi yoğun fiyat araştırması yaparken, %78,2’si harcamalarını erteliyor. Zorunlu olmayan sosyo-kültürel harcamalar ise ilk vazgeçilen kalemler arasında yer alıyor.

UZMAN DEĞERLENDİRMESİ: "BEKLENTİ İYİMSER, BÜTÇE KIRILGAN"

Araştırmacı Saygın Alkurt ve Beyza Polat, ekonomideki normalleşme sürecinin henüz geniş tabanlı bir refah artışına dönüşmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"Borcun kayda değer bir bölümünün enformel kanallara kaymış olması çok kritik. Aileye veya esnafa olan borçlar resmi istatistiklerde görünmüyor ve bu borçlar, olası ekonomik şoklara karşı hiçbir tampon mekanizması içermiyor. Beklenti ile gerçek arasındaki makas açılmaya devam ediyor."

enpara