Batı yaptırımları sonrası rotasını Asya'ya kıran Rusya, Çin pazarında tarihinin en yüksek LNG sevkiyat hacmine ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. İndirimli fiyat avantajı ve Arktik üzerinden açılan yeni lojistik hatlarla perçinlenen bu dev ortaklık, Rusya'yı Çin’in en büyük ikinci tedarikçisi konumuna taşırken küresel enerji haritasını da yeniden şekillendiriyor.

Küresel enerji piyasalarında dengeler değişirken, Çin ve Rusya arasındaki enerji ittifakı tarihi bir eşiği daha aştı. 2025 yıl sonu verilerine göre, Çin'in Rusya'dan gerçekleştirdiği sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatı, hem hacim hem de toplam değer bakımından tüm zamanların zirvesine ulaşarak rekor tazeledi.

Batı Gidiyor, Rusya Yerleşiyor

Avrupa'nın Rus gazına uyguladığı ambargolar ve tavan fiyat uygulamaları sonrası rotasını tamamen Asya'ya kıran Moskova, Pekin'in en stratejik tedarikçisi haline geldi. Gümrük verilerine göre, Rusya'nın Çin'e LNG sevkiyatı son 12 ayda %30’un üzerinde bir artış gösterdi. Bu ivme ile Rusya, Çin’in tedarik zincirinde Avustralya ve Katar gibi devleri zorlayarak ikinci sıraya yerleşti.

Rekorun Arkasındaki 3 Kritik Faktör

Haber kaynakları ve enerji analistleri, bu devasa artışın üç ana temel üzerine oturduğunu belirtiyor:

İndirimli Fiyat Avantajı: Rusya, Batı yaptırımları nedeniyle daralan pazar payını korumak için Çin’e piyasa ortalamasının altında, "dostane" fiyatlarla gaz sağlıyor.

Lojistik Atılım (Kuzey Deniz Rotası): Arktik bölgesindeki LNG tesislerinden çıkan kargolar, buz kıran tankerler aracılığıyla Kuzey Deniz Rotası üzerinden Çin limanlarına çok daha kısa sürede ulaşmaya başladı.

Arctic LNG 2 Etkisi: Batı yaptırımlarına rağmen operasyonel kapasitesini artıran Rusya, yeni tesislerinden çıkan ilk büyük hacimli kargoları doğrudan Çin’deki terminallere yönlendirdi.

"Bağımlılık Değil, Stratejik Ortaklık"

Pekin yönetiminden yapılan açıklamalar, Rusya ile yapılan bu ticaretin sadece bir alışveriş değil, "enerji güvenliği" kapsamında uzun vadeli bir strateji olduğu yönünde. Uzmanlar, Çin'in bu hamleyle hem enerji maliyetlerini düşürdüğünü hem de olası bir Pasifik krizinde ABD kontrolündeki deniz rotalarına olan bağımlılığını azalttığını vurguluyor.

enpara