Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen ulusal para birimi kronu kullanmaya devam eden İsveç, artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle Euro’ya geçiş seçeneğini yeniden gündemine aldı. 1995 yılında AB'ye katılan ancak 2003 referandumunda Euro'yu reddeden ülke, bugün bu kararı kritik bir dönüm noktası olarak tekrar tartışıyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası NATO üyeliğine yönelen İsveç, küresel ekonomik dalgalanmalara karşı daha güçlü bir blok içinde yer almayı hedefliyor. Uzmanlar, küresel kriz dönemlerinde kron gibi küçük ve bağımsız para birimlerinin Euro karşısında daha kırılgan hale geldiğine dikkat çekiyor.

EKONOMİK AVANTAJLAR VE KAYGILAR

Ticari Kolaylık: Dış ticaretinin %60'ından fazlasını AB ile yapan İsveç için Euro'ya geçiş, döviz kuru riskini sıfırlayarak maliyetleri düşürebilir.

Bağımsızlık Endişesi: En büyük çekince, faiz oranlarının İsveç Merkez Bankası yerine Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenecek olmasıdır.

Borç Oranı Farkı: Euro Bölgesi’nin %80'i aşan borç/milli gelir oranına karşın, İsveç’te bu oranın %33 seviyesinde olması siyasetçilerde endişe yaratıyor.

GEÇİŞ SÜRECİ EN AZ 4 YIL

İsveç’in Euro’ya geçmesi için öncelikle kur mekanizması ERM II’ye katılması ve kronun iki yıl boyunca istikrarını kanıtlaması gerekiyor. Teknik olarak büyük ölçüde "nakitsiz" bir toplum olan İsveç'te, fiziki geçişin kolay olacağı öngörülse de tüm sürecin en az dört yıl sürebileceği belirtiliyor.

Kamuoyu hâlâ bölünmüş olsa da önümüzdeki yıllarda yapılacak olası bir referandum, Euro'nun küresel finans sistemindeki rolünü de güçlendirebilir.

Kaynak: Dünya

enpara