Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu son toplantısını gerçekleştirerek süreç raporunu tamamladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, hazırlanan metnin af niteliği taşımadığını vurgularken, raporda yer verilen düzenlemelere ek olarak daha demokratik ve kapsayıcı bir anayasa ihtiyacına da dikkat çekti.
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 21’inci ve son toplantısı gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanan komisyon, hazırladığı ortak raporu kamuoyuyla paylaştı.
Kurtulmuş, komisyonun toplam 88 saat çalışma yaptığını ve 4 bin 199 sayfa tutanak tutulduğunu açıkladı. 60 sayfadan ve 7 bölümden oluşan raporda, sürecin kronolojik işleyişinden yasal düzenleme önerilerine kadar geniş bir çerçeve çizildi. Raporda “Umut Hakkı” ibaresinin yer almadığı belirtildi.
RAPORUN 7 BÖLÜMÜNDE NELER VAR?
Kurtulmuş’un verdiği bilgiye göre raporun ilk bölümünde komisyonun çalışmaları, ikinci bölümünde temel hedefleri yer alıyor. Üçüncü bölümde Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi arka planı ele alınırken, dördüncü bölümde komisyonda dinlenen isimlerin değerlendirmelerine yer verildi.
Beşinci bölümde terör örgütü PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakma süreci, altıncı bölümde sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri, yedinci bölümde ise demokratikleşmeye yönelik adımlar bulunuyor.
“RAPOR AF MAHİYETİNDE DEĞİL”
Numan Kurtulmuş, raporun bir af düzenlemesi anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. Komisyonun terör eylemleri ve şiddet ikliminin sona erdirilmesine yönelik iradeyi ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, çalışmanın nihai bir metin değil, atılacak adımlar için bir mihenk taşı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
“Milletimiz dağılma ve parçalanmayı durduracak” diyen Kurtulmuş, terörün ülke gündeminden çıkarılmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu ve sürecin hukuk çerçevesinde ilerleyeceğini söyledi.
FESİH VE SİLAH BIRAKMA SÜRECİNE VURGU
Raporun beşinci bölümünde örgütün feshi ve silah bırakma sürecine dair iç ve dış güvenlik unsurlarının teyit mekanizması içinde olması gerektiği ifade ediliyor. Silah bırakma süreci ile yasal düzenlemelerin zamana yayılarak ilerleyebileceği belirtilirken, düzenlemelerin duruma özel ve geçici olması gerektiği vurgulanıyor.
Altıncı bölümde ise örgüt üyelerinin hukuki durumuna ve toplumla bütünleşme adımlarına ilişkin yasal öneriler yer alıyor. Süreçte görev alanlara yasal güvence sağlanması da öneriler arasında bulunuyor.
AİHM VE AYM KARARLARINA UYUM ÇAĞRISI
Yedinci bölümde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyulması gerektiği yönünde çağrı yer alıyor. Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması, doğuştan gelen hakların korunması ve şiddet içermeyen eylemlerin terör kapsamı dışında değerlendirilmesi gerektiği raporda dikkat çeken başlıklar arasında.
Ayrıca Terörle Mücadele Kanunu’nun tanım çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiği de metinde yer aldı.



