ABD ile Avrupa arasında yeni bir ticaret savaşına yol açan "Grönland krizi"nin perde arkası aralandı. Trump’ın adayı satın alma isteğinin ardında, yaklaşan küresel su kıtlığına karşı dünyanın en büyük tatlı su rezervlerinden birini kontrol etme stratejisi yatıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ı satın alma veya kontrol altına alma konusundaki ısrarlı tutumu, transatlantik ilişkilerde tarihi bir kırılmaya neden oldu.

Ancak uzmanlara göre bu kriz, sadece bir toprak genişlemesi değil, 21. yüzyılın en kritik kaynağına; yani "suya" erişim hamlesi.

TİCARET SAVAŞLARINDA "BUZUL" ETKİSİ

Grönland konusundaki anlaşmazlık, ABD ve Avrupa Birliği (AB) arasında sıcak bir ticaret savaşına dönüştü. Trump yönetimi, adaya asker konuşlandıran 8 Avrupa ülkesine yüzde 10 ek gümrük vergisi getirdiğini duyurdu.

Bu hamleye Brüksel’in cevabı gecikmedi. Avrupa Parlamentosu, ABD’ye misilleme olarak 93 milyar euroluk devasa bir gümrük vergisi paketini devreye sokmaya hazırlanıyor.

Diplomatik kulislerde bu durum, NATO müttefikleri arasındaki en sert "restleşmelerden biri" olarak yorumlanıyor.

Trump ın Grönland ısrarının nedeni "donmuş sermaye" mi? 1

ASIL HEDEF: "DONMUŞ SERMAYE"

Analistler, Trump'ın ajandasının yalnızca askeri üsler veya yeraltı madenleri olmadığını belirtiyor.

Dünya genelinde 2030 yılına kadar su talebinin yüzde 40 artması beklenirken, Grönland "donmuş sermaye" (frozen assets) olarak stratejik bir konuma yükseldi.

Verilere göre:

• Dünyadaki tatlı suyun büyük kısmı Antarktika ve Grönland buzullarında hapsolmuş durumda.

• Grönland, tek başına dünya tatlı su rezervlerinin yüzde 10'unu barındırıyor.

• Her yıl eriyen buzullardan okyanusa karışan su miktarı yaklaşık 300 milyar ton.

ABD yönetimi, yeraltı sularının yenilenemediği ve kuraklığın ulusal güvenlik sorunu haline geldiği bir dönemde, bu devasa kaynağa "erken erişim" sağlayarak geleceğini garanti altına almak istiyor.

Trump ın Grönland ısrarının nedeni "donmuş sermaye" mi? 2

LOJİSTİK ENGEL VE "BUTİK" GİRİŞİMLER

Adadaki su potansiyeli ticari girişimlerin de radarında. Halihazırda Greenland Water Bank ve Inland Ice gibi şirketlerin aralarında bulunduğu 5 firmanın 20 yıllık su işletme lisansı bulunuyor.

Ancak Arctic Water Bank örneğinde olduğu gibi eriyen kar sularının tankerlerle taşınması veya ihraç edilmesi, yüksek lojistik maliyetler nedeniyle şimdilik "butik ve lüks tüketim" (premium şişe su) seviyesinde kalıyor.

DÜNYA "SU GÜVENLİĞİ"NE HAZIRLANIYOR

Grönland hamlesi, dünyadaki diğer süper güçlerin su stratejileriyle de paralellik gösteriyor:

• Çin: Su altyapısını güçlendirmek için 182 milyar dolarlık dev bir yatırım yaptı.

• İsrail: Deniz suyunu arıtma teknolojilerinde liderliğe oynuyor.

• AB: "Su direnci" planını devreye aldı.

Uzmanlar, İran'daki protestoların temelinde yatan su kıtlığı gerçeğini hatırlatarak, Trump'ın Grönland hamlesinin "kaynak milliyetçiliği" çağının en somut adımı olduğu konusunda uyarıyor.