Küresel fonlar, ABD’de özellikle Nasdaq ve yapay zekâ hisselerinde yükselen değerlemeler sonrası rotayı Asya piyasalarına çevirdi. Yatırımcılar, Asya’yı hem daha makul fiyatlı hem de yeni büyüme ve yapay zekâ hikâyesinin adresi olarak görüyor.

Küresel piyasalarda son yılların en net eğilimlerinden biri tersine dönmeye başladı. Uzun süredir yapay zekâ ve büyük teknoloji hisseleri öncülüğünde rekorlar kıran Wall Street’te değerlemeler tarihi zirvelere yaklaşırken, global fonların rotası giderek daha belirgin biçimde Asya piyasalarına kayıyor.

Bloomberg’te yer alan değerlendirmelere göre, ABD borsalarında özellikle Nasdaq cephesinde oluşan yoğunlaşma ve yüksek çarpanlar, portföy yöneticilerini alternatif büyüme hikâyelerine yöneltti. Bu noktada öne çıkan bölge ise yeniden Asya oldu.

“ABD teknolojisi zaten fazlasıyla alındı”

Global X Management yatırım stratejisti Billy Leung, Asya piyasalarının hâlâ büyüme potansiyeline kıyasla makul fiyatlandığını vurgularken, ABD tarafında özellikle teknoloji hisselerinin “zaten fazlasıyla alınmış” durumda olduğunu ifade ediyor.

Wall Street Doydu, Global Fonlar Asya’ya Dönüyor 1

Leung’e göre yaşanan bu hareket klasik ve kısa vadeli bir “ocak rallisi” değil. Aksine yatırımcılar, Asya’nın büyüme ve yapay zekâ hikâyesine erken aşamada pozisyon almak istiyor.

Değerleme farkı dikkat çekiyor

Bloomberg verileri de bu görüşü destekliyor. S&P 500 endeksinin ileriye dönük F/K oranı 22 seviyelerine yaklaşırken, MSCI Asya Pasifik endeksi yaklaşık 15 seviyelerinde bulunuyor. Bu fark, küresel fonlar açısından Asya’yı hem değerleme hem de risk-getiri açısından yeniden cazip hale getiriyor.

ABD piyasalarında yapay zekâ teması hâlâ güçlü olsa da, fiyatlamaların büyük ölçüde bu beklentiyi yansıttığı görüşü giderek yaygınlaşıyor. Buna karşılık Asya tarafında; yarı iletkenler, yapay zekâ altyapısı, elektrikli araç tedarik zinciri ve dijital ekonomi başlıklarında daha erken aşamada olduğu düşünülen şirketler öne çıkıyor.

Kalıcı mı, geçici mi?

Uzmanlara göre bu yönelimin kalıcı olup olmayacağını, önümüzdeki çeyreklerde açıklanacak şirket kârları belirleyecek. Eğer Asya şirketleri büyüme beklentilerini bilançolara yansıtabilirse, fon akımlarının da kalıcı hale gelmesi bekleniyor.