Dünya kamuoyunun gözü kulağı 6 Şubat Cuma günü İstanbul’a çevrildi. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, nükleer müzakereleri canlandırmak ve bölgesel gerilimi düşürmek amacıyla Türkiye’nin ev sahipliğinde bir araya gelecek.
İran ve ABD arasında Haziran 2025’te yaşanan çatışmaların ardından gerçekleşecek olan bu ilk doğrudan temas, bölgedeki "savaş senaryolarını" diplomasi masasına taşıyor. Reuters ve Axios gibi uluslararası kaynaklara göre, İstanbul'daki bu kritik zirveye sadece iki ülke değil; Suudi Arabistan, Katar, BAE ve Mısır gibi bölgesel güçlerin temsilcileri de katılarak çok katmanlı bir diplomasi trafiği yürütecek.
TRUMP’TAN "MÜZAKERE" ÇAĞRISI VE SERT UYARI
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada bir anlaşma için kapıyı açık bıraksa da, uzlaşma sağlanamaması durumunda "İran’a kötü şeyler olabilir" diyerek askeri seçeneklerin masada olduğunu hatırlattı. Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın nükleer programla ilgili olarak "ABD ile müzakerelerin başlatılması" emrini vermesi, Tahran cephesinde çözüm arayışının ciddiyetini ortaya koydu.
RUSYA’DAN URANYUM TEKLİFİ, TAHRAN’DAN RET
Müzakere süreci öncesinde Rusya, gerilimi azaltmak adına İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu kendi topraklarında işleme ve sivil yakıta dönüştürme teklifini yineledi. Ancak İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, uranyumun ülke dışına gönderilmesinin kesinlikle tartışma konusu yapılmayacağını belirterek teklife kapıları kapattı.
TÜRKİYE "KOLAYLAŞTIRICI" ROL ÜSTLENİYOR
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İranlı mevkidaşı ile yürüttüğü yoğun temaslar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesi, Türkiye'nin süreçteki kilit rolünü pekiştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'nın iki taraf arasında her türlü kolaylaştırıcı rolü üstlenmeye hazır olduğunu vurguladı.
Cuma günü İstanbul’da gerçekleşecek görüşmelerin, bölgeyi büyük bir savaş riskinden uzaklaştırıp uzaklaştıramayacağı merakla bekleniyor.



