Türkiye ekonomisinde konut krizi derinleşiyor: Mart 2026 itibarıyla ev sahibi olmak artık bir yatırım değil, ömür boyu sürecek bir borç esareti anlamına geliyor.
Mart 2026 verileri, Türkiye’de barınma krizinin artık bir "ulusal güvenlik" meselesine dönüştüğünü tescilledi. Son bir ayda açıklanan enflasyon verileri ve bankaların kredi faiz oranlarındaki acımasız yükseliş, milyonlarca vatandaşın "başımı sokacak bir evim olsun" hayalini toprağa gömdü.
BANKALAR DEĞİL, ADETA DARPHANELER ÇALIŞIYOR
Bankaların konut kredisi faiz oranlarını %2,49’un üzerine sabitlemesiyle birlikte, 3 milyon TL’lik mütevazı bir kredi çekmenin bedeli tam anlamıyla bir servet değerine ulaştı.

10 yıllık vadede geri ödeme tutarının 5,6 milyon TL’yi aşması, vatandaşın bankaya "bir ev kendisine, iki ev bankaya" alması demek. Aylık 47 bin TL’yi aşan taksit miktarları, asgari ücretin 28 bin TL olduğu bir iklimde rasyonel olmaktan tamamen çıkmış durumda.
METREKARE FİYATLARI ASGARİ ÜCRETİ YUTTU
Türkiye genelinde ortalama metrekare fiyatlarının 39 bin TL’yi, İstanbul’da ise 60 bin TL barajını aşmasıyla beraber, standart bir 2+1 dairenin bedeli 6 milyon TL’nin üzerine fırladı. Bu tabloya göre, hiçbir harcama yapmadan maaşını biriktiren bir BEYAZ yakalının, İstanbul’un ortalama bir semtinde ev alabilmesi için tam 22 yıl boyunca "yemeden içmeden" çalışması gerekiyor.

İCRA DOSYALARI DAĞ GİBİ BİRİKTİ: ADLİYELER KİLİTLENME NOKTASINDA
Krizin en çıplak ve soğuk yüzü, adliye koridorlarındaki tozlu raflarda kendini gösteriyor. UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) verilerine göre, 2026 yılının ilk iki ayında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre %22 oranında bir patlama yaşadı.
DAKİKADA 21 YENİ DOSYA SİSTEME GİRİYOR
Mart 2026 itibarıyla icra dairelerinde işlem gören toplam dosya sayısı 24 milyon 200 bini aşmış durumda. Bu, Türkiye'deki her 3 yetişkinden birinin ya borçlu ya da alacaklı olarak bir icra takibinin tarafı olduğu anlamına geliyor. Günlük ortalama verilere bakıldığında, Türkiye genelinde her bir dakikada sisteme 21 yeni icra dosyası ekleniyor.
KONUT VE İHTİYAÇ KREDİLERİ BAŞI ÇEKİYOR
İcra takiplerindeki bu devasa artışın ana motorunu, ödenemeyen banka borçları oluşturuyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) verilerine göre, takibe düşen kredilerde (NPL) aslan payı konut ve ihtiyaç kredilerinde. Sadece Şubat ayı içerisinde, ödeme taahhüdünü ihlal eden veya yapılandırması bozulan 412 bin kişi daha yasal takibe alındı.
KİRALARDA "VAHŞİ" DÖNEM
Satın alma gücü biten vatandaşın tek sığınağı olan kiralık konut piyasası da yangın yeri. Mart ayı resmi kira artış oranının %33,39 olarak belirlenmesi, zaten maaşının yarısından fazlasını kiraya veren kitleler için son darbe oldu. Uzmanlar, bu artış oranlarının piyasadaki "fırsatçı" zamlarla birleştiğinde, büyükşehirlerde toplu tahliyelerin ve barınma göçlerinin başlayacağı konusunda uyarıyor.


