Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, 2026 yılının ilk çeyreğinde enflasyonun alım gücünü hızla eritmesi üzerine çarpıcı bir analiz yayımladı. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığına dikkat çeken Erdursun hem çalışanı koruyan hem de ekonomik dengeleri gözeten 5 maddelik çözüm önerisini paylaştı.
2026 yılının ilk aylarında açıklanan enflasyon verileri (ocak yüzde 4,84, şubat yüzde 2,96), sabit gelirli vatandaşın üzerindeki yükü artırmaya devam ediyor.
Konuyu köşesine taşıyan Özgür Erdursun, mevcut asgari ücretin ve emekli maaşlarının hayatın gerçekleriyle uyuşmadığını vurgulayarak "ara zam" tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.

ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALDI
Erdursun’un analizine göre 2026 yılı için belirlenen 28.075 TL tutarındaki net asgari ücret, TÜRK-İŞ’in şubat ayı verileriyle kıyaslandığında alarm veriyor.
Dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 32.365 TL ile 33.328 TL arasına yükselmesi, asgari ücretlinin daha yılın başında temel gıda ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini gösteriyor. Yoksulluk sınırının ise 105 bin TL’yi aşması, gelir adaletsizliğindeki derinleşmeyi gözler önüne seriyor.

"ALTI AYLIK BEKLEYİŞ MAĞDUR EDİYOR"
Memur ve emeklilerin maaş güncellemelerinde uygulanan 6 aylık periyotların yüksek enflasyon ortamında işlevini yitirdiğini belirten Erdursun, gelir ayarlamasının fiyat artışlarını geriden takip etmesinin ciddi bir alım gücü kaybına yol açtığını ifade etti.

KURTULUŞ REÇETESİ: 5 AŞAMALI YENİ MODEL
Erdursun, ekonominin genel dengelerini bozmadan alım gücünü artırmak için şu önerilerde bulundu:
• Üç Aylık Güncelleme Sistemi: 6 aylık enflasyon farkı yerine, gecikmeyi azaltacak 3 aylık bir modele geçilmeli.
• Şartlı Ara Zam Mekanizması: Asgari ücrette yıl sonu beklenmeden, enflasyon belirli bir eşiği aştığında devreye girecek "ölçülü güncelleme" sistemi kurulmalı.
• Bütüncül Ücret Politikası: Sadece alt gelir grubu değil; eğitim, tecrübe ve liyakat dikkate alınarak tüm ücret skalası dengeli bir şekilde revize edilmeli.
• Enflasyonla Eş Zamanlı Mücadele: Ücret artışlarının kalıcı olması için enflasyonun düşürülmesine yönelik politikalar tavizsiz uygulanmalı.
• İşverene Devlet Desteği: Artan maliyetlerin işvereni ve istihdamı vurmaması için devlet; vergi ve prim teşvikleriyle sürece ortak olmalı.

SOSYAL DARALMA RİSKİ KAPIDA
Hiçbir düzenleme yapılmaması durumunda sosyal ve ekonomik bir daralma yaşanabileceği uyarısında bulunan Özgür Erdursun, yazısını şu sözlerle noktaladı:
"Türkiye’nin ihtiyacı tek taraflı değil, dengeli bir geçiş modelidir. Enflasyon düşene kadar sabit gelirliyi koruyan ancak bütçe disiplinini de gözeten bir yaklaşım zorunludur. Doğru politika, toplumun hiçbir kesimini geride bırakmamaktır."



