Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mesken aboneleri için sübvansiyonlu elektrik tüketim sınırını aşağı çekmesi, milyonlarca aileyi doğrudan ilgilendiren yeni bir maliyet dalgasını gündeme taşıdı.
Alınan kararla birlikte devlet destekli tarifeden yararlanma üst limiti 2027 yılı itibarıyla yıllık 4 bin kilovatsaatten (kWh) 3 bin kWh seviyesine düşürüldü.
Ulusal birim fiyatında doğrudan bir tarife artışı yapılmasa da destek kapsamının daraltılması, tüketimi aynı kalan yüz binlerce abonenin elektrik faturasını doğrudan serbest piyasa takas fiyatlarına bağlayacak.

EŞİK 250 KWH’YE İNDİ: STANDART AİLELER RİSK GRUBUNDA
Yeni düzenleme, aylık ortalama 250 kWh düzeyinde bir tüketime karşılık geliyor.
Tüketici dernekleri ve meslek odaları ise bu sınırın ortalama bir konutun temel ihtiyaçlarıyla neredeyse başa baş olduğuna dikkat çekiyor.
Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) hesaplamalarına göre dört kişilik bir çekirdek ailenin yalnızca aydınlatma ve temel beyaz eşya kullanımı ayda yaklaşık 230 kWh tutuyor.

Isınma, sıcak su veya yaz aylarında klima kullanımının dahil edilmediği bu temel senaryoda dahi aileler, yıllık 2 bin 760 kWh elektrik harcıyor.
Bu durum, EMO verilerine göre hane halkını yeni sınırın sadece 240 kWh altında bırakıyor.
Bir başka deyişle; kışın 2 kW’lık bir elektrikli sobanın bir ay boyunca günde yalnızca dörder saat çalıştırılması, aileyi doğrudan sübvansiyon dışına itmeye yetiyor.
Enerji Tüketicilerini Koruma Derneği (ENDER) de benzer şekilde hane başı ortalama yıllık tüketimin 2 bin 824 kWh olduğuna işaret ederek kararın geniş halk kesimlerini kapsayacağı uyarısında bulunuyor.

SADECE AŞAN KISIM DEĞİL, FATURANIN TAMAMI PİYASA FİYATINA BAĞLANACAK
Düzenlemenin tüketiciler açısından en kritik boyutunu tarife geçiş mekanizması oluşturuyor.
Yıllık toplam tüketimi 3 bin kWh limitini aşan aboneler için kademeli bir ceza değil, faturanın tamamına piyasa koşullarının yansıtıldığı "Son Kaynak Tedarik Tarifesi" devreye girecek.
Bu modele geçildiğinde enerji kalemi; organize toptan elektrik piyasasında oluşan Piyasa Takas Fiyatı (PTF) ve yenilenebilir enerji destekleme maliyetlerine yüzde 5 katsayı eklenerek faturalandırılacak.
Dolayısıyla haneler, küresel ve yerel enerji piyasalarındaki tüm dalgalanmalara açık hâle gelecek.

6,5 MİLYON ABONE ETKİLENECEK: TAKVİM NASIL İŞLEYECEK?
EPDK verilerine göre, Türkiye genelindeki yaklaşık 44,2 milyon konut abonesinin yüzde 14,7’sine denk gelen 6,5 milyon abonenin yeni dönemde yüksek tüketim grubunda yer alması öngörülüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın aktif hane sayıları üzerinden yapılan analizler ise bu oranın fiili evlerde yüzde 20’leri aşabileceğini gösteriyor.
Sisteme geçişte fatura tutarı değil, sayaçta biriken kümülatif tüketim esas alınıyor:
• Sayaç Okuma Dönemleri Belirleyici: 2026 yılı içindeki tüketimi ekim ayındaki sayaç okumasıyla 3 bin kWh eşiğini aşanlar, yeni tarifeyle 1 Ocak 2027 itibarıyla karşılaşacak. Sınırı aralık okumasında geçenler için ise tarife değişikliği 1 Mart 2027'de uygulanmaya başlanacak.
• Tüketicinin Ne Yapması Gerekiyor? Uzmanlar, tüketicilerin faturalardaki TL tutarına değil, fatura üzerinde yer alan yıllık birikimli tüketim (kWh) değerine odaklanması gerektiğini vurguluyor. Yıllık sınır aşıldığında tüketici dilerse serbest tedarikçilerle ikili anlaşma yapabilecek; anlaşma yapmayanlar ise doğrudan yetkili tedarik şirketinin piyasa bazlı yüksek tarifesinden elektrik almaya devam edecek. Yaşam destek cihazına bağlı hastaların bulunduğu haneler gibi belirlenen özel durumlar ise kapsam dışı tutulacak.
Kaynak: Ekonomim



