İspanya merkezli bankacılık devi BBVA, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son analizinde para politikasında gevşeme sinyalleri verdi. Banka, ocak ayında 150 baz puanlık bir faiz indirimi için teknik alanın oluştuğunu belirtirken, enflasyonist risklere karşı "ihtiyatlı duruş" uyarısında bulundu.

BBVA tarafından hazırlanan raporda, 2025 yıl sonu itibarıyla enflasyonun yüzde 30,9 seviyesine gerileyeceği öngörüsü paylaşıldı. Bu dezenflasyon sürecinin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) için ocak ayı toplantısında 150 baz puanlık bir faiz indirimi opsiyonu yarattığı değerlendirildi. Ancak banka analistleri, bu alanın varlığına rağmen hizmet fiyatlarındaki katılık ve enflasyon beklentilerindeki yukarı yönlü seyrin politika yapıcılar için risk oluşturmaya devam ettiğini hatırlattı.

ASGARİ ÜCRET VE VERGİ POLİTİKASI DENGESİ

Raporda, 2026 yılının ilk yarısına dair kritik bir dengeleme stratejisine dikkat çekildi. Yüzde 27’lik asgari ücret artışının yaratabileceği olası enflasyonist baskının; akaryakıt, alkol ve tütün ürünlerindeki vergi artışlarının sınırlı tutulmasıyla dengelenebileceği ifade edildi. BBVA’ya göre bu maliye politikası hamlesi, beklentilerin TCMB’nin yüzde 19’luk üst tahmin bandına çıpalanmasına yardımcı olabilir.

2026 BEKLENTİLERİNDE "TEMKİNLİ" REVİZYON

BBVA, 2026 yılı sonu enflasyon tahminini piyasa konsensüsünün üzerinde bir rakam olan yüzde 25 seviyesinde sabit tuttuğunu açıkladı. Bankanın analizi, piyasadaki genel beklentilerin TCMB’nin yüzde 16’lık orta hedefi ve yüzde 19’luk üst bandının üzerinde kalmaya devam ettiğini vurguladı.

GÖZLER OCAK AYI VERİLERİNDE

Banka, geleceğe dönük risk dengesinin yeniden değerlendirilmesi için şu üç kritik başlığa işaret etti:

Ocak ayı enflasyon verilerinin seyri,

Sepetteki endeks revizyonları,

Mevcut ekonomi politikası karmasının etkinliği.

BBVA, özellikle hizmet sektöründeki fiyat direncinin kırılıp kırılmayacağının, faiz indirim döngüsünün hızını ve sürdürülebilirliğini belirleyecek ana faktör olacağını kaydetti.