Türkiye’nin "TL’ye dönüş" stratejisinin meyvelerini topladığı 2026 yılında, kurlar üzerindeki spekülatif baskı yerini makroekonomik dengelere bıraktı. Dolar/TL'de 50 bandı ana eksen olurken, Euro/Dolar paritesi küresel ticaretin nabzını tutuyor.
Dolar/TL’de "Enflasyon Kadar Artış" Dönemi
2026 yılına girerken ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası, dolar kurunun enflasyonun üzerinde bir artış göstermemesi için likidite yönetimini sıkı tutuyor. Yabancı yatırım bankalarının (HSBC, Deutsche Bank) yayımladığı 2026 raporlarında, dolar/TL için yıl sonu beklentileri 52,40 TL ile 55,80 TL arasında yoğunlaşıyor. Bu, TL’nin nominal olarak değer kaybettiği ancak reel olarak (enflasyondan arındırıldığında) değerini koruduğu bir senaryo demek. İhracatçılar tarafında ise "kurun çok düşük kaldığı" yönündeki eleştiriler, verimlilik artışı ve teknolojik dönüşüm teşvikleriyle aşılmaya çalışılıyor.
Euro ve Küresel Parite Dengeleri
Küresel tarafta ise 2026, Dolar Endeksi’nin (DXY) 100 seviyesinin altına sarkma eğilimi gösterdiği bir yıl oluyor. ABD ekonomisindeki "yumuşak inişin" tamamlanması ve Fed’in faizlerde Avrupa’dan daha agresif davranması, Euro/Dolar paritesini 1,12 – 1,15 bandına taşıyabilir. Bu durum, Avrupa’ya ihracat yapan Türk şirketleri için bir avantaj olsa da, ham maddeyi dolarla alıp Euro ile satan sanayiciler için kar marjlarını koruma imkanı sunuyor. Analistler, 2026 boyunca döviz piyasasında "parite trade" etmenin, sadece yön tahmini yapmaktan daha kazançlı olabileceğini belirtiyor.


