Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026’nın ikinci zirvesini tamamladı. Toplantı sonrası yayımlanan bildiride; rezervlerdeki tarihi zirve, düşen risk primi ve istihdamdaki rekorlara dikkat çekilirken, enflasyonla mücadelenin sadece talep kısılarak değil, "üretim ve arz" odaklı yeni bir safhaya geçtiği vurgulandı.
Türkiye ekonomisinin yol haritasının şekillendiği Ekonomi Koordinasyon Kurulu, 2026 yılı ikinci toplantısının ardından kapsamlı bir açıklama yayımladı.
Mevcut ekonomi programının makro göstergeler üzerindeki iyileştirici etkisinin altı çizilirken, Fitch’in not görünümünü pozitife çevirmesi "istikrarın tescili" olarak yorumlandı.

REZERVLERDE TARİHİ ZİRVE, KKM’DE YOLUN SONU
Kurulun değerlendirmesine göre, 2025 yılından bu yana uygulanan sıkı para ve maliye politikaları meyvelerini vermeye başladı. Bildiride öne çıkan temel başlıklar şöyle:
• Rezerv Gücü: Merkez Bankası rezervleri Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı.
• KKM Dönemi Kapandı: Finansal piyasalar üzerindeki yük olan Kur Korumalı Mevduat uygulaması tamamen sona erdi.
• İstihdam Rekoru: İşsizlik oranı, verilerin tutulmaya başlandığı 2005 yılından bu yana en düşük seviyesine gerileyerek tarihi bir başarıya imza attı.
ENFLASYONLA MÜCADELEDE "ÇOK BOYUTLU" STRATEJİ
EKK açıklamasında, enflasyonla mücadelenin sadece faiz veya talep yönetimiyle sınırlı kalmayacağı belirtildi. "Çok boyutlu politika" vurgusuyla, hayat pahalılığını düşürmek için şu beş kritik alanda arz yönlü adımlar atılacağı ilan edildi:
• Gıda Arzı: Fiyat istikrarı için tarımsal verimlilik.
• Sosyal Konut: Barınma maliyetlerini düşürecek yeni projeler.
• Lojistik ve Enerji: Maliyet enflasyonunu dizginleyecek altyapı yatırımları.
• Beşeri Sermaye: Nitelikli iş gücü ile yüksek katma değerli üretim.
"TÜRKİYE YÜZYILI" VİZYONU: YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM
2026 yılının geri kalanı için "verimlilik ve rekabet" odaklı reform paketlerinin sinyali verildi.
Küresel ticarette korumacı politikaların arttığı bir dönemde, Türkiye'nin Avrupa Birliği başta olmak üzere ana ticaret ortaklarıyla bağlarını güçlendireceği ve pazar çeşitliliğine gideceği belirtildi.
Dijitalleşme ve yeşil dönüşümün ise sanayinin teknolojik evriminde ana eksen olacağı ifade edildi.


