Türkiye ekonomisine olan güvenin artması ve iflas risk primi (CDS) seviyelerindeki iyileşme, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın dış borçlanma trafiğine rekorlarla yansıdı. 2026 yılına hızlı bir giriş yapan Hazine, gerçekleştirdiği son tahvil ihracıyla son 15 yılın en düşük borçlanma maliyetine imza attı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 dış finansman programı kapsamında 8 yıl vadeli euro cinsi tahvil ihracı için dev bankalara yetki verdi.

İhraca küresel piyasalardan adeta talep yağdı; yaklaşık 180 yatırımcı, ihraç tutarının 3 katından fazla teklif sundu.

Sonuç olarak Hazine, kasasına 2 milyar euro koyarken, borçlanma vadesini de yaklaşık 2,5 yıl uzatmış oldu.

Hazine’den 15 yılın borçlanma rekoru 1

MALİYETTE TARİHİ İYİLEŞME: "SON 15 YILIN EN DÜŞÜĞÜ"

Bu ihracın en dikkat çekici noktası ise borçlanma maliyeti oldu. Yatırımcıya getirisi yüzde 5,2 olarak belirlenen tahvil, "MS + 242 baz puan" seviyesinde gerçekleşti.

Bu oran, son 15 yıl içerisinde euro cinsi ihraçlar arasında kaydedilen en düşük risk primini temsil ediyor.

• Vade: 10 Mart 2034
• Kupon Oranı: Yüzde 5,150
• İhraç Tutarı: 2 milyar euro

Hazine’den 15 yılın borçlanma rekoru 2

HEDEFİN YARISINDAN FAZLASI İKİ AYDA TAMAMLANDI

Yılın ilk ayında gerçekleştirilen 3,5 milyar dolarlık borçlanmanın ardından gelen bu hamleyle, 2026 yılı için hedeflenen 11 milyar dolarlık dış finansmanın 5,9 milyar doları daha şubat başı itibarıyla karşılanmış oldu. Bakanlık, yıllık hedefine sadece iki ayda yarı yarıya yaklaşmış durumda.

İhraca en büyük ilgi yüzde 56 ile Birleşik Krallık'tan gelirken, onu yüzde 24 ile diğer Avrupa ülkeleri ve yüzde 9 ile ABD izledi.

ÖNÜMÜZDE "YÜKLÜ ÖDEME" TAKVİMİ VAR

Hazine'nin bu hızlı borçlanma hamlesinin arkasında, 2026 yılında bekleyen yüklü ödeme takvimi yatıyor. Hazine’nin bu yıl toplamda 20,1 milyar dolar (12,9 milyar dolar ana para + 7,2 milyar dolar faiz) dış borç ödemesi bulunuyor.

Özellikle nisan ve haziran aylarındaki yoğun itfa dönemi öncesinde likidite tamponu oluşturulması kritik önem taşıyor.

(Ekonomim)