Ünlü iktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarından biri olan "kayıt dışı ekonomi"yi masaya yatırdı. Eğilmez’e göre bu kavram, sadece devletin vergi toplayamaması anlamına gelmiyor; haksız rekabetten veri güvenliğine, çalışan haklarından toplumsal ahlaka kadar zincirleme bir tahribat yaratıyor.
Ekonomi dünyasının deneyimli ismi Mahfi Eğilmez, GSYH hesaplarından sosyal adalete kadar uzanan etkileriyle kayıt dışı ekonominin röntgenini çekti.
Eğilmez, "gölge ekonomi" veya "yeraltı ekonomisi" olarak da bilinen bu olgunun, ekonomik verilerin doğruluğunu saptırarak yanlış politika üretilmesine neden olduğu uyarısında bulundu.

TÜRKİYE’NİN KARNESİ: YÜZDE 16,1
Eğilmez’in paylaştığı verilere göre, kayıt dışılık küresel bir sorun olsa da oranlar ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre keskin farklılıklar gösteriyor.
Dünya genelinde 106 trilyon dolarlık GSYH’nin yaklaşık yüzde 12,5’inin kayıt dışı olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye ve dünyadaki duruma dair öne çıkan veriler ise şöyle:
• Türkiye: yüzde 16,1
• Çin: yüzde 20,3
• Almanya: yüzde 6,8
• ABD: yüzde 5
• En Yüksek: Sierra Leone (yüzde 64,5)
• En Düşük: Birleşik Arap Emirlikleri (yüzde 2,1)

Eğilmez, kamuoyunda Türkiye'deki oranın yüzde 16,1'den çok daha yüksek algılanmasının sebebini ise teknik bir ayrıma bağlıyor:
"İnsanlar genellikle kayıt dışı istihdam oranı ile kayıt dışı ekonomiyi karıştırıyor. Ayrıca kamu sektörünün tamamen kayıtlı olduğu gerçeği göz ardı edilince algıda sapma yaşanıyor."
KAYIT DIŞILIĞIN 4 FARKLI YÜZÜ
Analize göre kayıt dışılık tek tip değil; dört ana başlıkta ekonomiyi kemiriyor:
• Vergi Dışılık: Satışların veya gelirlerin maliyeden gizlenmesi.
• İstihdam Dışılık: Sigortasız işçi çalıştırma veya maaşların elden ödenmesi.
• Yasa Dışılık: Uyuşturucu ticareti veya yasa dışı kumar gibi suç teşkil eden gelirler.
• Düşük Değer Gösterimi: İşlemlerin gerçek değerinin altında faturalandırılması.
"REÇETE YANLIŞ YAZILIYOR"
Mahfi Eğilmez, kayıt dışı ekonominin sadece bir istatistik hatası olmadığını, sistemin işleyişini bozan 5 temel soruna yol açtığını vurguluyor:
• Haksız Rekabet: Vergisini ödeyen, sigortalı işçi çalıştıran dürüst işletmeler, maliyetleri daha düşük olan kayıt dışı işletmeler karşısında rekabet edemez hale geliyor.
• Vergi Yükü Adaletsizliği: Devlet, kayıt dışı alandan toplayamadığı vergiyi telafi etmek için, zaten vergisini ödeyen kayıtlı kesimin üzerindeki yükü artırıyor.
• Sosyal Güvenlik Çöküşü: Kayıt dışı çalışanlar kıdem tazminatı, emeklilik ve sağlık haklarından mahrum kalarak sosyal bir yara haline geliyor.
• Yanlış Teşhis ve Tedavi: Veriler gerçeği yansıtmadığı için ekonomi yönetimi yanlış teşhislere dayalı politikalar üretiyor ve bu politikalar beklenen etkiyi yaratmıyor.
• Ahlaki Bozulma: Kayıt dışılığın cezasız kalması veya yaygınlaşması, dürüst çalışanları da bu yola iterek toplumsal ahlakı zedeliyor.
Eğilmez analizini, "Türkiye ekonomisinde burada sayılan sorunların tümünü derinlemesine yaşıyoruz" tespitiyle noktaladı.



