On bir ayın sultanına sayılı günler kala, gıda fiyatlarında yaşanan "fırtına" kasırgaya dönüştü. Tavuk eti ihracatına yasak getirilmesine rağmen fiyatlar düşmek yerine yükselmeye devam ederken; süt ürünleri ve hurmada yaşanan artışlar "bu sene iftar sofrası nasıl kurulacak?" sorusunu gündeme taşıdı.

Protein ihtiyacını karşılamak için kırmızı etin yerini alan BEYAZ et de artık lüks kategorisine girdi. Tavuk üreticilerinin Ramazan öncesi fiyatları %15 ile %25 oranında artırma kararı alması üzerine, Ticaret Bakanlığı müdahale ederek tavuk eti ihracatını durdurdu. Ancak bu hamle bile raf fiyatlarındaki tırmanışı henüz frenleyebilmiş değil. Ocak ayında kilosunu çok daha ucuza aldığımız ürünler, bugün "altın değerinde" bir protein kaynağına dönüştü.

Süt Ürünlerinde "Gramaj Oyunu" ve Rekor Artış

Mutfak enflasyonunun en ağır hissedildiği kalemlerden biri de süt ve süt ürünleri oldu. Sadece bir ay içerisinde 700 gramlık tereyağının fiyatı 340 TL’den 480 TL’ye fırlayarak tarihin en hızlı yükselişlerinden birini gerçekleştirdi.

Kaşar Peyniri: Hem fiyat arttı hem gramaj düştü. Eskiden 750 gram olan paketler 600 grama çekilirken, fiyatlar ters orantılı olarak yükseldi.

Çiğ Süt: Ulusal Süt Konseyi’nin tavsiye fiyat artışları, market raflarına doğrudan "zam yağmuru" olarak yansıdı.

Hurma ve İftarın Sembolleri Cep Yakıyor

Oruç Açmak Servet Oldu: Ramazan Öncesi Mutfakta Büyük Yangın 1

İftarı açmanın geleneksel yolu olan hurma, bu yıl "tane ile" alınacak seviyeye geldi. İthalat maliyetleri ve Ramazan fırsatçılığı birleşince, kaliteli bir Medine hurmasının kilo fiyatı asgari ücretli için ulaşılmaz bir hayal haline geldi. Ramazan pidesi ve UNLU mamullerdeki maliyet artışları da eklendiğinde, dört kişilik bir ailenin standart bir iftar sofrası maliyeti geçtiğimiz yıla oranla neredeyse ikiye katlandı.

enpara