Anayasa Mahkemesi (AYM), 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun disiplin cezalarını düzenleyen 30. maddesini Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti.
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Danıştay 8. Dairesi, baktığı bir davada, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 1 Temmuz 2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 63. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlenen 30. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle AYM'ye başvurdu.
İtiraz konusu kuralda hangi disiplin fiillerine ne tür cezaların uygulanacağının ayrıntılı şekilde düzenlenmediği belirtilen başvuruda, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuki yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanınmadığı kaydedildi.
Başvuruyu inceleyen AYM, ilgili maddeyi Anayasaya aykırı bularak iptal etti ve hükmün 6 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırdı.
KARARIN GEREKÇESİNDEN
Yüksek Mahkemenin kararında, itiraz konusu kuralda, kayıt zorunluluğu bulunmasına rağmen odaya kayıt yaptırmayan, 6643 sayılı Kanunun öngördüğü diğer yükümlülükleri yerine getirmeyen ve meslek adap ve haysiyetine aykırı olan fiil ve hallerde bulunan eczacılar hakkında Haysiyet Divanı tarafından uygulanacak disiplin cezalarının "yazılı ihtar", "para cezası", "geçici olarak sanat icrasından men" ve "oda bölgesinde sanat icrasından men" olduğunun hükme bağlandığı aktarıldı.
Söz konusu kuralın 2021'de iptal edildiği hatırlatılan kararda, bunun üzerine maddenin yeniden düzenlendiği belirtildi.
İptal kararının gerekçesinde değinilen hususlarla ilgili farklı bir sonuca ulaşmayı sağlayacak değişikliğin yapılmadığı vurgulanan kararda, şu ifadeler yer aldı:
"Nitekim itiraz konusu kuralda da aynı fiillere ve disiplin cezalarına yer verilmiş ancak hangi fiile hangi disiplin cezasının uygulanacağı açık ve net bir şekilde belirtilmemiştir. Dolayısıyla disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantı kurulmamıştır. Kuralda fiil ile ceza arasında adil bir DENGE gözetilerek disiplin cezalarının uygulanacağının öngörülmüş olması da bu kapsamda kişilere yeterli bir hukuki güvence sağlamamaktadır. Bu itibarla kural, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımadığından hukuki belirlilik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasanın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir."



