Süs bitkileri ve mamulleri ihracatı 2025 yılında yüzde 13,7 artışla 159,9 milyon dolara yükselerek tarihinin en yüksek yıllık ihracat seviyesine ulaştı.
Ticaret diplomasisi alanında yapılan faaliyetler ve ihracatçılara verilen destekler, ihracatta geçen yıl yeni rekor getirdi. Türkiye'nin geçen yıl ihracatı önceki yıla göre yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolara yükseldi. Böylece yıllık ihracat 2021'den bu yana aralıksız olarak beşinci yılda da artış trendini sürdürmüş oldu.
AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, 2025'te bir önceki yıla göre 26 alt sektörden 18'i ihracatını artırırken, 8'inde gerileme yaşandı.
İhracat artış oranında yüzde 48,72 ile savunma ve havacılık sanayisi başı çekerken, gemi ve yat hizmetleri sektörü yüzde 17,4 artışla (2,24 milyar dolar) ikinci, süs bitkileri ve mamulleri sektörü ise 13,7 yükselişle (159,9 milyon dolar) üçüncü sırada yer aldı.
İhracat verilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, "2025 yılında süs bitkileri sektörü ihracatımız, yüzde 14'e varan bir artışla tarihi bir başarıya imza atarak yaklaşık 160 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bu rekor büyüme, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki gücünü bir kez daha ortaya koyarken, ihracatçılarımız için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu." dedi.
İhracatta en çok artış gösteren ürün grubunun canlı bitkiler olduğuna işaret eden Yılmaz, şunları söyledi:
"Canlı bitkiler ihracatımız yüzde 23 artış göstererek 97 milyon dolara ulaştı. Bu ürün grubunda özellikle saksılı bitkiler (oda bitkileri) ürünlerinde büyük ihracat artışı kaydedildi. Kesme çiçekler ürün grubunda da 2025 yılında ihracatta yüzde 3'lük bir artış görüldü. Bu ürün grubunda da en çok ihracat yapılan ürün karanfil oldu."
MEVCUT PAZARLAR VE YENİ PAZAR AÇILIMI İHRACAT ARTIŞINDA ETKİLİ OLDU
İsmail Yılmaz, ihracat artışının mevcut pazarlardaki büyümeden mi yoksa yeni pazar açılımından mı kaynaklandığına yönelik soruya ilişkin, her iki alanda da yapılan atılımların etkili olduğunu dile getirdi.
Yılmaz, "Bugün süs bitkileri ihracatımız 75’in üzerinde ülkeye ulaşmış durumda. 2025 yılında başta Hollanda, Azerbaycan ve Almanya olmak üzere stratejik pazarlarda önemli artışlar kaydedildi. Almanya’ya yapılan ihracat yüzde 44 gibi dikkat çekici bir oranla yükselirken, bu oran Azerbaycan’a yüzde 11, Hollanda'ya ise yüzde 1 oldu. Özellikle Almanya pazarındaki güçlü büyüme, sektörümüzün Avrupa’daki rekabet gücünü açıkça göstermektedir." diye konuştu.
Canlı bitkiler ürün grubunda ihracatın Özbekistan’a yüzde 96, Almanya’ya yüzde 50, Irak’a yüzde 48, Azerbaycan’a yüzde 10 arttığını bildiren Yılmaz, kesme çiçekler ürün grubunda ise ihracatta önemli pazarların Hollanda, İngiltere, Polonya, Rusya ve Danimarka olduğunu belirtti.
Yılmaz, bu ürün grubunda bir önceki yıla göre Danimarka’ya yüzde 50, Hollanda’ya yüzde 8, Rusya’ya yüzde 2 gibi ihracat artışları görüldüğünü aktardı.
Siparişlerde yaşanan dönemsel yoğunluğun, kampanya takvimlerinin ve mevsimlerin ihracat performansına yönelik etkisine değinen Yılmaz, sektörün en çok Noel, yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel günler vesilesiyle yoğunluk yaşadığını ve bu dönemlerdeki siparişlerde özellikle kesme çiçeklerin öne çıktığını anlattı.
"2026 YILI İÇİN İHRACATTA EN AZ YÜZDE 12 ORANINDA BİR ARTIŞ ÖNGÖRÜYORUZ"
İsmail Yılmaz, gelecek dönemde HEDEF pazar ve ürün stratejilerini çeşitlendireceklerini vurgulayarak, "Pazar çeşitliliğimizi artırma hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz UR-GE projemiz kapsamında, önümüzdeki yıl da Katar, Dubai, Portekiz ve İspanya’yı hedef pazarlar olarak belirleyerek bu ülkelere yönelik ticaret heyetleri düzenlemeye devam edeceğiz. 2026 yılı için ihracatta en az yüzde 12 oranında yeni bir artış öngörüyoruz. Bu ivmenin sürdürülebilir büyümeye dönüşmesini temenni ederken, 2026 yılının tüm ihracatçılarımız için bereketli, başarılı ve güzel bir yıl olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Sektörün karşılaştığı zorluklara da değinen Yılmaz, hava kargo taşımacılığındaki yüksek maliyetlerin uzak pazarlara girişte güçlük yarattığını, girdi ve enerji maliyetlerindeki artışın ise uluslararası rekabeti zorlaştırdığını kaydetti.
(AA)


