Faizlerdeki düşüş beklentisi konut piyasasında "ikinci bahar" umudunu yeşertti. 2026, inşaat maliyetleri ile talep arasındaki dengenin yeniden kurulacağı bir yıl olmaya aday.
Arz-Talep Dengesi ve Yeni Konut Stratejisi
2024 ve 2025 yıllarındaki yüksek faizler nedeniyle durma noktasına gelen konut satışları, 2026’da biriken talebin patlamasıyla karşı karşıya. Bankaların konut kredisi faizlerini aylık %2,50 seviyelerinin altına çekme hazırlığı, emlak ofislerinde telefonların yeniden çalmasına neden oldu. Ancak uzmanlar, fiyatlarda sert bir düşüş beklenmemesi gerektiğini, aksine faizlerin düştüğü her puanın ev fiyatlarına "zam" olarak geri döneceği uyarısını yapıyor. TOKİ ve Emlak Konut’un 2026 için planladığı 250 bin sosyal konut projesinin ise orta gelir grubundaki baskıyı bir miktar hafifletmesi bekleniyor.
Yatırım Aracı Olarak Gayrimenkulün Dönüşü
2026'da gayrimenkul, enflasyona karşı korunma aracı olma özelliğini yeniden kazanıyor. Özellikle büyükşehirlerin çeperlerinde gelişen yeni uydu kentler ve lojistik merkezlere yakın bölgelerdeki arsa-tarla yatırımları, konutun kendisine oranla daha yüksek getiri vaat ediyor. Uzman görüşlerine göre, 2026’da konut alacak olanların "oturma amaçlı" değilse, kira çarpanı yerine bölgenin değer artış potansiyeline (kentsel dönüşüm, METRO hattı vb.) odaklanması gerekiyor. Reel anlamda konut fiyatlarının 2026 sonunda yıllık bazda %35-40 bandında artacağı, bunun da enflasyonun yaklaşık 15 puan üzerinde bir getiri anlamına geleceği öngörülüyor.


