Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra hukukunda milyonlarca borçluyu ve alacaklıyı ilgilendiren kritik bir karara imza attı. Borçlunun icra dairesine giderek kendi rızasıyla verdiği "Maaşımın tamamı haczedilebilir" beyanı, "zamanlama hatası" nedeniyle hukuk duvarına çarptı. 25 üyenin katılımıyla toplanan kurul, takibin kesinleşmesinden önce verilen muvafakatlerin (izinlerin) geçersiz olduğuna hükmederek haczi iptal etti.

Olay, aleyhine icra takibi başlatılan bir vatandaşın, tebligatı elden alıp vakit kaybetmeden İcra Müdürlüğü’ne başvurmasıyla başladı. Borçlu, dilekçesinde hem borcu kabul ettiğini ve itiraz sürelerinden feragat ettiğini belirtti hem de emekli maaşının tamamının haczine onay verdi. Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi, "borçlunun kendi isteği olduğu" gerekçesiyle işlemi hukuka uygun bulsa da dosya Yargıtay’ın en üst karar merciine taşındı.

YARGITAY: "TAKİP KESİNLEŞMEDEN HAKLARDAN VAZGEÇİLEMEZ"

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, alacaklıları şoke eden kararında şu hukuki gerekçelere yer verdi:

Zamanlama Hatası: Hukuken bir borçlu, ancak icra takibi kesinleştikten sonra maaşının haczedilmesine izin verebilir. Takip kesinleşmeden önce verilen izinler "yok" hükmündedir.

Aynı Anda Beyan Çıkmazı: Borçlu aynı dilekçede hem "borcu kabul ediyorum" (takip kesinleşsin) deyip hem de "maaşım kesilsin" diyorsa; bu durum henüz takip kesinleşmeden verilmiş bir izin olarak kabul edilir.

Baskı ve Panik Faktörü: Yargıtay, bu tür eş zamanlı verilen izinleri, borçlunun icra baskısı altında veya panikle haklarından feragat etmesi olarak değerlendirerek koruma kalkanı oluşturdu.

EMEKLİ MAAŞLARI KORUMA ALTINDA

Bu karar, özellikle emekli maaşı gibi haczi kısıtlı veya imkansız olan gelirler için bir "can simidi" niteliği taşıyor. Vatandaşların icra dairesinde süreç tamamlanmadan attığı "feragat" imzaları, artık hukuken bağlayıcı sayılmayacak. Alacaklıların ise maaş haczi işlemi yapabilmesi için takibin kesinleşmesini beklemesi ve bu tarihten sonra yeni bir muvafakat alması gerekecek.

enpara