Artan karşılıksız çek vakaları ve hukuki süreçlerin tahsilat noktasında tıkanması, iş dünyasını yeni arayışlara itti. Uzmanlar, "Sadece çek almak artık yeterli değil" diyerek banka teminatlı ve sigortalı ödeme sistemlerine dikkat çekiyor.
Türk ticari hayatının asırlık ödeme aracı olan çek, son dönemde yaşanan "güven erozyonu" nedeniyle tahtını kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Kağıt üzerinde güçlü bir kambiyo senedi olan çekin, borçlunun malvarlığı bulunmadığında fiilen bir "kağıt parçasına" dönüşmesi, alacaklıları alternatif ve daha güvenli limanlara yönlendiriyor.

"KARŞILIKSIZ ÇEK HER ZAMAN DOLANDIRICILIK DEĞİLDİR"
Hukukçular, kamuoyundaki yanlış bir algıya dikkat çekiyor: Milyonluk çeklerin karşılıksız çıkması otomatik olarak "dolandırıcılık" suçu sayılmıyor.
5941 sayılı Çek Kanunu’na göre bu durum sadece "Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme" suçunu oluşturuyor.
Türk Ceza Kanunu kapsamında dolandırıcılık suçunun oluşması için "baştan itibaren hileli bir davranış" ispatı gerekiyor.
Birçok tacir, ödeme güçlüğü nedeniyle çeki ödeyemediğini savunduğunda, alacaklılar hukuki bir boşlukla karşı karşıya kalabiliyor.
İŞTE ÇEKE KARŞI EN GÜÇLÜ 5 ALTERNATİF
Ekonomik daralma ve şirket içi boşaltma risklerine karşı uzmanlar, ödeme yönteminin ticari ilişkinin en başında doğru kurgulanması gerektiğini vurguluyor:
• Banka Teminat Mektubu: Ödeme riskini doğrudan bankanın mali gücüne bağlar.
• Alacak Sigortası: Borçlunun ödeme yapmaması durumunda zararı sigorta şirketi karşılar.
• Aval Verilmiş Senetler: Senet üzerinde güçlü bir üçüncü kişinin veya bankanın imzasıyla çifte güvence sağlar.
• Bloke/Onaylı Çek: Bankanın çek tutarını hesapta bloke ederek ödeme teyidi vermesi sistemidir.
• Rehinli Satış Modelleri: Alacağın doğrudan bir malvarlığı (taşınır/işletme rehni) ile garanti altına alınmasıdır.
"MESELE ALACAĞIN VARLIĞI DEĞİL, TAHSİLATIN GARANTİSİ"
Özellikle uluslararası ticarette Akreditif sisteminin önemine değinen analizler, yerel piyasada da bankacılık sistemi üzerinden minimize edilmiş risklerin tercih edilmesi gerektiğini gösteriyor.
Ticari sözleşmeler hazırlanırken teminat yapısının doğru kurulmaması, borçlunun şirket içini boşaltması durumunda alacaklıyı uzun ve yıpratıcı bir icra süreciyle baş başa bırakabiliyor.


