Borsa İstanbul, 2026 yılına yabancı yatırımcı payının %45’in üzerine çıktığı bir atmosferde girdi. Endeksin dolar bazlı ucuzluğu, global fonların iştahını kabartırken sektör bazlı ayrışmalar yatırım stratejilerinin merkezine oturdu.

Bankacılık ve Finansal

Kaldıraç Etkisi 2026’nın ilk yarısında Borsa İstanbul’un lokomotifi şüphesiz bankacılık endeksi (XBANK) olacak. Merkez Bankası’nın faiz indirim döngüsüne girmesiyle birlikte, bankaların fonlama maliyetlerinde yaşanan düşüş net faiz marjlarına pozitif yansımaya başladı. Garanti BBVA, AKBANK ve İş Bankası gibi devlerin 2026 projeksiyonlarında özsermaye karlılıklarının enflasyonun üzerinde kalacağı öngörülüyor. Aracı kurumların model portföylerinde banka ağırlığının artması, endeksi 15.500 puan seviyesindeki tarihi direncine doğru taşıyor. Analistler, bankacılık hisselerinin hala 2013 yılındaki dolar bazlı zirvelerinin çok uzağında olduğunu hatırlatarak "potansiyel hala yüksek" mesajı veriyor.

Sanayi ve Enerjide Yeşil Dönüşüm Rallisi

Sanayi sektöründe ise durum biraz daha karmaşık. Avrupa Birliği’nin 2026 itibarıyla tam kapasite devreye aldığı "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması", Türk ihracatçıları için bir sınav niteliğinde. Bu dönüşümü erkenden tamamlayan Ereğli Demir Çelik, Arçelik ve Şişecam gibi devler, enerji maliyetlerini düşürdükleri için piyasadan pozitif ayrışıyor. Enerji tarafında ise odak noktası tamamen yenilenebilir kaynaklara kaymış durumda. Güneş ve rüzgar enerjisi depolama lisansına sahip şirketlerin hisselerinde, 2026'nın ilk haftasında %20’ye varan primler gözlemlendi. Yatırımcıların "geleneksel sanayi" yerine "teknoloji yoğunluklu yeşil sanayi" hisselerine yönelmesi, yılın en belirgin trendi olarak öne çıkıyor.